Ana içeriğe atla

Nitelikli

Er Özgür İradeyi Kurtarmak

Er Agent Causation ve Liberteryen Özgür İradeyi Kurtarmak Temel Kavramlar: Alternatif Olasılıklar ve Sourcehood Özgür irade felsefesinde iki temel kavram var ve bunları baştan birbirinden ayırt etmek gerekiyor: alternatif olasılıklar ve sourcehood. Alternatif olasılıklar, bir eylemin özgür iradeli eylem olabilmesi için aynı koşullarda farklı bir eylemin de mümkün olması gerektiğini söylüyor. Yani A'yı yaptıysan B'yi de yapabilirdin, "başka türlü de yapabilirdim" diyebilmek. Sourcehood ise farklı bir şey söylüyor; önemli olan alternatifin var olup olmadığı değil, eylemin gerçek kaynağının sen olup olmadığı. Eylem senden mi çıkıyor yoksa tabiri caizse seni geçip mi gidiyor? Bu iki kavram çoğu zaman birlikte gidiyor ama Frankfurt'un ünlü deneyleri bunların ayrılabileceğini gösteriyor. Frankfurt Deneyleri ve Konjunktif Pozisyon Harry Frankfurt 1969'da şöyle bir düşünce deneyi kurdu. Black adında bir nörolog var ve Jones'un beynine gizlice bir cihaz (counterfac...

Mary'nin Odası ama ben anlatmaya çalıştım :D

Mary'nin Odasına Çok Kısa Bir Giriş

        Öncelikle belirtmeliyim ki benim böyle bir yazıyı yazmada iki temel amacım var. Birincisi Mary'nin Odası düşünce deneyini çok seviyorum :D. İkincisi , bu sevgimden dolayı elimden geldiğince kapsamlı bir yazı yazmak istiyorum ki şuan okuduğunuz bu yazı ; o kapsamlı olacağını hayal etttiğim yazının girişi niteliğinde olacak (inşallah :D ). Önce anlaşalım :  Ben filozof değilim, akademisyen değilim :P . Öyle ekstrem şeyler bekliyorsanız yazıyı burda bırakabilirsiniz. 

     - ÇEKME YAPIYOR EVEEET  




             

         Beni araba tutan biri olarak bir yakınımdan birçok kez duyduğum bir söz : Ben seni anlıyorum ,yaşayan bilir.  Gerçekten de öyle değil mi ? Mesela hiç diş ağrısı çekmemiş biri nerden bilebilir ki diş ağrısının nasıl bir şey olduğunu? Ya da anlatabilir miyiz acaba o diş ağrısı çekmeyen birine diş ağrısını ? Baş ağrısı çekmeyen birine baş ağrısını nasıl anlatacağız ki ? İşte acıları tarif ederken kullandığım birkaç cümle : Sanki kafama kürekle vuruyorlar , midem yanıyor , dişimi oyuyorlar...  Hepsi göreceğiniz üzere tarif edilmeye çalışılan durumlar. Peki tarif edebildik mi (1)? Mesela ben, size iç patlama yapan bir cismin kütlesini hızını , kopan bir parçasının kütlesini ve hızını verirsem çok rahat diğer parçanın  kütlesini ve hızını bulabilirsiniz ve tarif etmede sorun yaşamazsınız (ek durumları ihmal edelim lütfen :D ). Yani size belirli veriler verince siz bu şeylerden sonucu çıkarsayabilirsiniz ve bunlar gördüğümüz üzere fiziksel temelde açıklanabilir. Peki bunu acılara uyarlayalım :D . Peki , ben size acının hangi beyin süreçleri sonucu oluştuğunu söylesem acaba siz burdan acıyı çıkarsayabilir misiniz ?

           Hangi nöronların ateşlendiğini size söylesem. Hatta buyrun  https://www.youtube.com/watch?v=uOaiaYDoUnA . Şimdi hiç acı çekmemiş birini düşünelim. O kişi bu videoyu izlese acaba acının ne olduğunu tam olarak öğrenebilir mi ? Öğrenemez demeye meyilliz çünkü acının nörolojik durumlar (yani üçüncü kişi tarafından gözlenebilinen ) dışında birinci kişiye bağlı bir karakteristiği var. Yani ilk başta dediğim gibi : Yaşayan bilir. Buraya kadar EEEE ne var bunda dediyseniz ilginç kısım geliyor. 

    Görüyoruz ki fizikte ifade edilen her şey NESNEL. Formüllerle ifade edebiliyoruz , bir formülden başka formüller çıkarabiliyoruz. Çünkü fiziğe dair şeyler nesnel. Ben de elmayı bıraksam ona yer çekim ivmesi etki ediyor Newton bıraksa da yer çekimi ivmesi etki ediyor , yer çekimi ivmesi bizden bağımsız var olan bir olgu ve (neredeyse) herkes gözlemleyebiliyor .Onun var olması için bir "özne" olmasına gerek yok. 
    Fiziğe dair olanlar görüldüğü üzere her insana açık (Bilişsel yetilerde sorun yoksa). Ama bizim acı deneyimimiz ? Onu fiziksel ,  nörolojik süreçlerden çıkarsayamadık. Onu nesnel bir şekilde ifade edemiyoruz.



    

        - We're gonna have a problem here


            Görüldüğü üzere bağdaşmayan bir şeyler var. Evrenin fiziksel oluşu , fiziksel olanın nesnel olması ama elimizde öznel bir fenomen olması , fizikselden de bu öznel durumu çıkarsayamamamız. İşte bizim Frank Jackson adında abimiz de 1980li yıllarda buna konuyu temel alan tatlı mı tatlı bir makale yazıyor . Bu makaledeki düşünce deneyinde Jackson abimiz Mary adında hanımefendi mi hanımefendi ,bilgili becerikli (MAŞALLAH) bir nörobilimci tanıtıyor. Ama ablamız maalesef ki siyah beyaz bir odada doğup büyüyor. Bu arada bu ablamız , optikten (LANET GELSİN) nörofizyolojiye her kitapta bulunan ve televizyonda izlediği renklere ve görmeye dair her fiziksel duruma hakim (2) . Odasındayken beyaz monitörlü televizyondan hem de kitaplardan elde edebileceği her bilgiyi elde ediyor. Mary bir gün siyah beyaz odadan dışarı çıkıyor. Ve bakıyor ki etrafta daha önce edinmediği bir şeyler var. RENKLERİN BİRİNCİ KİŞİ TARAFINDAN TADILMASI :D . Kırmızıya dair bildiği şeyler sadece fiziksel temelde aktarılabilen şeylerken (dalga boyu vs.) o ,fiziksel temelde edinilemeyen ve FİZİKSELDEN ÇIKARSAYAMADIĞI BİR ŞEYLERE ERİŞİYOR : KIRMIZININ KIRMIZILIĞI  , PEMBENİN PEMBELİĞİ vs. 
            Ve eğer bu düşünce deneyinde bir hata yoksa fizikalizme  (Her şeyin fiziksel olduğu fikri) ciddi bir darbe iniyor çünkü fiziksel temelde açıklanamayan ama var olan bir şeyler var.
            
             Peki fizikalizme darbe inmesi (ya da inebiliyor olması) neden bu kadar önemli ? Aslında çok basit : Bilim camiasında indirgemeci fizikalistlerin (yani öznel bilinci nesnel fiziksel süreçlere or beyne vs indirgeyen) çok olması ve bu insanların hegemonyalarının sürmesi . CACIK gibi ortada olan bir fenomenin BİLİM tarafından açıklanamadığı düşüncesi bile birçok soruya kapı aralıyor. 
            Fiziksele dair algımızı  revize mi etmeliyiz ? Yoksa evrenin fiziksel temelde olduğunu mu reddetmeliyiz ? Bilimsele uygun olmadığı için bilinci elemeli miyiz ya da ilüzyon mu demeliyiz ? BİLİNÇ BİLİMİ ????
            
        Çok tatlı bir düşünce deneyini sunmaya çalıştım. Siz bu düşünce deneyini sese tada kokuya uygulayabilirsiniz. Her okuduğumda beni çeken bir şeyler var bu argümanda :D. Ayrıca söylemeden edemeyeceğim : Jackson abimiz bu düşünce deneyine getirilen yetenek hipotezi (öyle hatırlıyorum) eleştirisini kabul etmiştir. Zihin Felsefesi açısından devrim niteliğinde bu düşünce deneyine ve burdan çıkan argümana (inş başka zaman detaylı değinmeye çalışacağım) , bu argümanı öne süren adam karşı çıkıyor . Bu  infodan sonra bana çekip gitmek düşer. Eğer soru sormak isterseniz ne bileyim eleştiri falan da olur 
Buyrun : magnesiumbutincigarette@gmail.com

             
1) Ecnebiler bu tarif edilemezlik için "ineffable" diyor.
2) Fiziksel durumlardan kasıt  mikrofiziksel durumlarla açıklanabilen

Yorumlar

Popüler Yayınlar