Bu konu ozelinde aslinda farklı düşünüyordum ama kendi görüşüme oturtmak için bazı değişiklikler yaptım. Konuyla ne kadar alakali emin değilim ama temporal qualia konusunda az da olsa bir şeyler yazmak istiyorum bu yuzden ek bir bolum olarak aklımdakileri sizlere sunacağım. Öncelikle zamanın bize geçiyormuş gibi göründüğünü biliyoruz. Wlc ve poidevin de bunu aktarır. Zamanın geçiyormuş deneyimine de temporal qualia denir. Peki A-niteliklerini temel kabul edip temporal qualianin olmasinin sebebini temporal passage'a mi bağlayacağız yoksa temporal passagei ret mi edeceğiz?Passage realizm görüşü, zamanın aktığını ve bu akişi deneyimledigimizi kabul eder,bu görüşü kabul edenler dinamik zaman teorisi olarak bilinen A teorisini benimser.Putnam ve godel beyler ise temporal passagein gorelilikle tutarli olmadığını ifade eder.B teorisi statik zaman teorisi olarak da bilindiği icin temporal passagein gerçek olmadigina dair 2 farklı görüş var.Biri iluzyonizm.iluzyonizm temporal qualia var ama temporal passage ilüzyon der.Digeri isi cognitive error theory(CET). Cet der ki, temporal qualia da aslinda yoktur biz onu yanlış cikarim veya yorum yaparak var diyoruz ama aslinda temporal passage deneyimimiz gerçek değil. Bu görüşün ne kadar bos gözüktüğünü siz de fark etmiş olabilirsiniz, bana da oyle geliyor.Bana, edindiğim deneyimin olmadığını soylemek bayağı absürt geliyor.Temporal qualia'yi reddetmek bir teist için ne kadar makuldur pek emin değilim.Teizmde bilinçli insanların varlığı gayet beklenen bir seyken neden temporal passage konusunda anti-realist olmamız gerektiği muallaktir.Maudlin(2007), temporal passage olmadan bilinç olmayacağını ileri sürüyor ama bu konuya burada değinmeyeceğim(temporal qualia).
Acikcasi, Temporal passagein gerçek olduğunu düşünmeye meyilliyim ama kendi icinde tutarli ve daha az objection alan, açıklama gucu yüksek bir tanri-zaman görüşü için iluzyonizm savunmak makul geliyor,en azından şimdilik.
B) Zamansal parçalar mi?
Hepimizin bildiği gibi, somut bir nesnenin yayılım kabiliyeti vardir.Bu yayilim kabiliyeti sayesinde uzayda çeşitli pozisyonlarda olabilir,uzayda bulunabilir. Örneğin Arda yerde dümdüz yatarken yayılım kabiliyeti sayesinde ayağa kalkabilir, twit atmak için parmaklarının farklı sekil almasını sağlayabilir gibi gibi. Peki, aynısı zaman icin geçerli midir?
Zamanda varlığımızı nasıl sürdürürüz? Nasıl ki biz 3 boyutlu uzayda bulunan belirli objeleriz ve uzamsal kırımlarımız var aynı zamanda zamansal parçalarimiz(temporal parts) da var midir? Zamanda varlığımızı nasıl sürdürdüğümüze dair 3 ana görüşü.(not).Ilki perdurantizm. Perdurantizm, nesnelerin uzamsal kısımları olduğu gibi zamansal kısımları da vardir der. 4boyutculuk olarak da adlandırılan perdurantizmin rakip görüşü ise endurantizmdir. Endurantizm, perdurantizmin aksine zamansal kısımları reddeder, ve bir nesnenin var olmayı sürdürmesi çeşitli zamanlarda mevcut ve sayısal olarak yine cesitli zamanlarda birbirine eşit olmasıdır. Baska sekilde anlatmak gerekirse, Endurantizmde bir nesne t1, t2 zamanlarinda tamamen mevcut (wholly present) olan nesnedir. t1 deki nesnemiz t2 deki nesnemizle eştir. Perdurantizmde ise t1de ve t2 de tamamen mevcut olan şeyler nesnemiz değil, nesnemizin zamansal kısımlarıdır.Bu zamansal kısımlar nesnemizi oluşturur. Ayrıca leibniz yasasından da biliyoruz ki x ve y iki nesne olsun, eğer x in bütün nitelikleri y nin nitelikleri ile aynı ise ve ikisinin başka nitelikleri yoksa x ve y özdeştir.
Endurantizme gore t1 ve t2deki nesneler özdeştir ama o1(t1deki obje) t1de bulunma niteligi tasirken o2(t2deki obje) t2de bulunma niteliği taşır ve leibniz yasasına gore bunlar aynı obje olamaz.Endurantist burdan simdicilik pozisyonunu benimseyerek sıyrılmaya çalışır çünkü var olan sadece şimdi olduğu için farklı zamanlarda bulunma özelliği olan bir obje bulunmayacaktır. Bu yüzden endurantizm 3boyutculuk ile daha da uyumlu gözükmektedir. Ayrica, genel görelilikle de bağdaşmasi imkansiz ya da cok zor bir gorustur.Genel gorelilikle uyusmamasi ne derece guclu bir sav olarak kabul edilir, pek emin degilim.
Perdurantizm ise sağduyuya hoş gözükmemekle beraber leibniz yasasını ihlal etmez ve görelilik teorileriyle uyumluluk gösterir.Sagduyu itirazıyla beraber, Perdurantizme gelen bir itiraz ise değişimin olmadığıdır. Sonuçta bir nesnenin değişmesi farklı zamanlarda farklı nitelikleri barindirmasi derken Perdurantizmde bir nesne degismiyor, onun farkli zamansal kısımları farkli niteliklere sahip oluyor.Baska bir eleştiri ise bir nesnenin sürekli başka zamansal kısma sahip olması ne manaya geliyor ve sürekli yeni zamansal kısımların meydana gelmesi nasıl oluyor? Bu durum ex nihilo yla celismiyor mu? Bir cevap analojiyle geliyor.Örneğin uzamsal parçalarimiz uzayda nasıl ilerliyor ve bunda tuhaf ya da ex nihilo yu etkileyen bir şey yoksa, zamansal parçalarimiz da zamanda o şekilde ilerliyor şeklindedir.
Sona kalan görüşümüz exdurantism ,stage theory olarak da biliniyor.Perdurantizmde gördüğümüz gibi nesneler aslinda zamansal parçaların birleşiminden oluşuyordu. Ve biz nesneyi belirttigmizde belirttiğimiz şey zamansal parçaların toplamıydı. Örneğin Ardadan bahsettigimde aslinda 16 yıllık bir 4boyutlu nesneden bahsediyordum.Bu 16 yıllık süre dilimi ise -belki de sonsuza bolunebilen- zamansal kisimlardan oluşuyor. Exdurantizmde ise ben Ardayı belirttigimde aslinda belirli bir zamandaki (andaki) Ardaya değiniyorum. Örneğin t1de Ardadan bahsediyorsam t1deki nesnemiz Arda oluyor,Perdurantizmde ise t1de bahsettiğimiz nesne Ardanın bir zamansal kısmı oluyor. Ilk bakista exdurantizm, perdurantizm kadar sezgilerimize aykiri gelmiyor ve ayni zamanda endurantizmin leibniz yasası ihlalinden kaçınıyor gibi görünüyor. Exdurantizmin karşılaştığı bir sorun, gerçekten zamanda var olmaya devam eden(persist) şey ne?Biz bir nesneye atıf yapitigimzda sadece o nesnenin o andaki (ornegin t1) haline atıf yapıyoruz ve atif yaptığımız nesne değişmiyor ya da zamanda var olmaya devam etmiyor.Buna karşılık bir cevap su sekildedir: Örneğin, Ardanın bebek olduğu evresi aslinda Ardayla baglantili bir evredir.Bu evrelerin nasıl bağlantılı olduğu sorusu ise muallaktir. Başka bir itiraz ise zihinsel olaylardan gelmektedir. Örneğin Arda aşık oldu diyelim, bu aşık olma sürecini yaşayan nesne anlık bir nesne olamaz çünkü bu aşık olma süreci belirli bir zamansal yayılımı gerektirir. Başka bir itiraz yine atıf yaptığımız nesnelerin anlık olarak var olmasından gelir. Perdurantizmde anlık olarak nesnelerin zamansal kisimlarina atıf yapılabilirdi çünkü kafamda kurduğum solucan benzetmesine gore solucanın bir noktasından bahsedebilirdim.Ama exdurantizme gelince bu anlar kendi başlarına var olduğu için bir noktanın var olmasi gibi onların da var olmasi nasıl oluyor muallaktir.Sonucta an dediğimiz şeyler zamansal olarak bir uzunluk ya da genişlik içermiyor.Buna cevap olarak uzayda Nasıl ki anlık konumlarımız olabiliyorsa zamanda da anlık konumlarımız olabilir şeklindedir ama bir boyutta(dimension) noktasal ya da anlık olarak var olmak mümkün müdür tartışılır ki bana oyle gözüküyor ki geometrik benzetmeler noktalarin kendi baslarina var olamamasini isaret eder.
Görülüyor ki üç görüşün de avantajları var ama zamansal parcalarimizin var olmasi bana daha makul geliyor.Zamansal parçaların var olmasi leibniz yasasini ihlal etmiyor ayrica uzay-zaman manifoldu ile bağdaşmasi bende kredisini artırıyor. Exdurantizm ile perdurantizm arasında da perdurantizm daha makul geliyor çünkü süreklilik konusunda getirdiği açıklama gucu daha yüksek.
C)Zamanın ontolojisi
Ben zamanın ontolojisini incelerken A ve B teorileri olarak değil de hangi teoride var olanın ne olduğu uzerinden açıklamalar sunacağım. Bu yüzden -Ryan Mullins gibi- görüşleri 3e ayirdim. Ezelicilik(moving spotlighta da cok hafif degindim) , Büyüyen Blok teorisi ve Simdicilik.
Simdicilik , sadece şimdinin gerçek olduğunu söyler. Geçmiş olaylar geçmiştedir gelecek olaylar henüz gelmemiştir bu yüzden gerçek olan tek an şimdidir.Simdicilik sezgilerimizle bağdaşan bir görüş gibi durmaktadır çünkü gayet basittir: var olan simdidedir, şimdi var olmayan sey yoktur.Ek olarak simdicilik, endurantizmle beraber düşünülür ve öyle görünüyor ki bu ikisi kendi icinde tutarli bir görüştür.Simdicilik aleyhinde en güçlü arguman doğru kılıcı(yapıcı) teorilerinden gelmektedir.Ornegin Arda bir çocuktur önermesini doğru kılan şey ardanın var olup onun bir çocuk olmasıdır. Eğer Arda var olmasaydi bu onermenin doğru kilicisi da olmayacaktı.Aynı şekilde eğer ben 'Dinozorlar milyon yıllar önce yaşamıştır' önermesini ancak dinozorların var olduğunu ve onların yaşadıkları zaman diliminin gerçek olduğunu söylersem doğru kabul edebiliirm.Simdicilikte ise geçmişin bir gerçekliği bulunmadığı için doğru yapıcı teorilerle bağdaşmaz,o zaman,doğru yapıcı teorileri doğruysa simdicilik yanlıştır.Bu argumana gelen eleştiriler doğru kılıcı teorilere karşıdır(ornegin negatif varlik iddiasında bulunan önergelerinin doğru kılıcı olup olmamasi gibi).Başka bir itiraz ise özel gorelilikle simdiciligi bagdasmadigidir.Bunu bir düşünce deneyiyle anlatayim.Soyle ki sen ve ben hareket ben bir trene binip ışık hızına yakın hızda hareket ediyorken sen bana el sallayıp gazete okuyorsun. Bu durumda benim için zaman daha az geçiyor yani benim şimdim ile senin şimdi eş-zamanlı olmuyor. Böyle olunca da simdici için bir sorun ortaya çıkıyor.Eger şimdi var olan gerçekse e benim şimdimde Arda evli mutluysa senin şimdinde Arda henuz bekar ve daha mutlu oluyor ki bu da çelişkiye sebep oluyor.Bundan kurtulmak icin farkli gorelilik yorumlari benimseniyor ama burda bahsedemeyecegim cunku bahsedecek kadar bilmiyorum.
Simdicilik aynı zamanda ilahi zamansallikla da beraber alınır çünkü kipli gercekligin bilinmesi değişimi gerektirir ki daha sonra argümanlara döneceğiz.
Ezelicilik geçmiş gelecek ve şimdi olarak atfettigimiz zamanların (Rahatsız olduysaniz B-niteliklerine cevirip okuyabilirsiniz :D) gerçek olduğunu ifade eder. Ezelicilik 2 farklı biçimde alınabilir,biri B teorisi diğeri ise A teorisi altında bulunan moving spotlight theory(Kisaca ,MST).
B teorisinde olaylar salt öncelik-sonralik ve eş-zamanlilik ilişkisine sahiptir.Herhangi bir zaman metafizik olarak üstün değildir. T1 t2 t3 hepsi eşit derecede vardir ve bu görüş bütün zaman dilimlerinin var olmasi nedeniyle doğru yapıcı teorilerle bağdaşır.Olaylar şimdi geçmiş ve gelecek terimleri ,yukarida bahsettigim önce sonra ve es zamanlı kelimeleriyle ifade edilebilir yani A-nitelikleri B-niteliklerine indirgenebilir. Örneğin Arda şuan yazı yazıyorsa aslinda kastettiğimiz şey Ardanın belirli bir zamanda (mesela saat 12) yazı yazıyor olmasıdır ki bu da o zamanı 11den sonra 13ten önce yapar.Bu teorinin bir artisi görelilik teorileri ve 4boyutculuk ile bağdaşır olmasıdır.Bu teoriye getirilen bir eleştiri değişimin olmadığıdır ki bunu Mctaggartta gorebiliriz. Mc-taggart B teorisini, zaman için elzem olan değişimi içermediği için reddetmektedir.Bir olay gelecek iken simdi olur daha sonra geçmiş olur.Bu itiraza getirilen bir yanıt ise nesnelerin niteliklerinin değişmesinin 'değişim' olduğu yönündedir. Örneğin t1 zamanında elma kirmiziyken t2de siyah oluyorsa nitelikleri farklı olduğu için değişim vardir ki bu itiraz kaynağı Russeldir.Temporal qualia da B teorisi için problemlidir ve bu problem için çeşitli öneriler bulunmaktadir(yukarıda bahsettim). B-teorisi ilahi zamansizlikla beraber kabul edilen bir görüştür ki bu teoride zaman, A teorisindeki gibi geçen bir şey olmadığı için Tanrinin eksiksiz bilgisi ve zamansizligiyla daha uyumludur.
MST ise bütün zamanların var olduğunu ama şimdi olan anın (ya da zamanin) metafizik üstünlüğü vardir diyerek hem doğruyapici teorilerinin avantajına 4boyutculukla uyuma sahip B teorisinin hem de zamansal akışın gerçekliği ve McTaggart in imledigi değişimi içeren simdiciliğin avantajlarını taşır. Işık tutulan yerin aydınlanması gibi şimdinin de diğer zamanlara üstünlüğü vardir. Buradaki bir sorun ışık benzetmesinin neye karşılık geldiği ve metafizik olarak diğer zaman dilimlerden üstün olmanın ne olduğudur.Bu teorinin ilahi zamansallikla daha uyumlu olduğunu düşünüyorum çünkü şimdinin bilgisinin sürekli değişmesi tanrının bilgisinin de sürekli değişmesi manasına geliyor ki aşağıda bazi argümanlar verecegim.
Büyüyen Blok teorisi, geçmişin ve şimdinin gerçek olduğunu ima eder. Gerçekliğe sürekli yeni anlar eklenmesi aslinda bize şimdinin ne olduğuna dair iyi bir tasvir verir. Bu teorinin, mat ile beraber tanri-zaman iliskisi bağlamında tartışıldığını görmedim bu yüzden bu iki görüşü kendi görüşümü anlatırken yüzeysel gececegim, cahilliğime verin :(.
D.1) Ilahi zamansallik ya da zamansızlık ne manaya geliyor?
Zaman hakkında belirli bir kavramsal çerçeve olusturdugumuza gore artik Tanrı ve onunla zamanla ilişkisinin ne olduğundan, belirli başlı görüşlerden bahsedebiliriz.Tanrinin başlangıcı ve sonu olmadığı, hicbir zaman var olmaya başlamadığı ya da var olmaktan münezzeh olmadığı teistik dinlerde kabul edilen öğretinin bir parçasıdır.Ilahi zamansızlık, bu sonsuzluğun bir zaman içerisinde olmadığını söyler.İlahi zamansizlik için 3 koşul vardir. 1) Tanrının başlangıcı yoktur 2) Tanrının sonu yoktur 3) Tanrının hayatında ardışık anlar yoktur.Tanrı zamansizliği ile ilgili belirli başlı görüşler vardir.Ben, birkaç tanesinden bahsedeceğim. Ilki ,ve genellikle ilk bahsedilen stump ve kretzmannin görüşüdür.Bu görüş, Boethius'tan ilham alir.Goruse gore: Tanrı, içinde ardışık anlar bulundurmayan atemporal bir süreye sahiptir.Bu atemporal sürenin içinde ardışıklık bulunmadığı için de bu onu zamansal olmaktan ayırır.
Stump ve kretzmannin (bundan sonra SP diyecegim) görüşünde Tanri ayrıca hayatini hepbirden yaşar.Tanrinin elinde tuttugu tek bir şimdisiyle bizlerin simdisi geçmişi ve geleceğinin nasıl eş-zamanlı olacağına dair bir analoji verir. Altlı üstlü iki çizgi düşünün, üstteki Tanrinin simdisi alttaki de bizim simdimiz olsun.Alttaki şimdide de bir hareket eden bir ok olsun. Insanların simdisi geçmişi geleceği bu durumda tanrının şimdisiyle eş-zamanlı olmuş oluyor.Eşzamanliligin geçişli olması sorunlu gibi gözükmektedir çünkü örneğin t1 ve t2 olaylarında t1 önce t2 sonra meydaha geliyor olsun. analizimize göre t1 , tanrının simdisiyle es-zamanli, tanrının simdisi de t2 ile es zamanlı o zaman t1 ve t2 eş zamanlı oluyor ki bu da celiski barındırmaktadır.
Leftow olayı daha iyi bir yere getiriyor gibi.Leftow diyor ki, Tanri ile uzaydaki herhangi bir şeyin arasındaki uzaklık sıfırdır (buna 0 tezi diyor) boyle olunca da her halükarda hareket olsa da Tanriya göre herhangi bir yer değişimi olmayacaktır çünkü onla uzaydaki her şey arasındaki mesafe sıfırdır. Eğer değişim de yoksa zaman da yoktur (ki burda ilişkisel zamanın benimsendiğini görebiliyoruz).Böylece Tanrıya gore bütün zamansal varlıklar zamansiz var olur. Burda eleştirilerden biri sıfır tezinin kategori hatası içerdigidir. Şayet Tanri ile uzaydaki nesneler arasındaki mesafe yok demek 0dir demek anlamına gelmez.Diger bir eleştiri ise bir nesnenin konum vs değiştirmeden yillanabilecegi şeklindedir ki burada hedef salt ilişkisel zaman mevzusuna karşı çıkmaktır.
Wlc ise tanrının yaratmayla beraber zamana dahil olduğunu ve ayrica yaratmadan önce Tanrinin yaşamında bir ardışık olaylar dizisi olmadığı için zamansız olduğunu iddia eder.
Alan Padgett ise degisimin mumkun olmasinin zamanin var olmasını işaret ettiğini ifade eder.Ayrica tanrınin zamanın mahkumu olmadigini ifade eder.Bu yüzden değişimin de mümkün olması ama fiziksel zamanın mahkumu olmaması da gerektiğinden dolayı tanriya metafiziksel zaman atfeder. Bu zaman, fiziksel zaman gibi ölçülebilir değildir.Tanrinin değişim meydana getirmesi için gerekli bir şeydir.Padgetta gore tanri, dünyayı yaratmadan önce 'göreceli zamansiz' idi.Ama fiziksel zamanı yarattıktan sonra 'omnitemporal' oldu der.
D.2) Bazi Argümanlar
Ilahi zamansallik ve zamansızlık bağlamında belirli görüşleri sunduğuma göre iki görüşe dair birkac argüman sunacağım.Ilahi zamansallik için ilk birkaç argumanimiz:
1) Tanri, her p onermesi için, p ise p'yi bilir.Ornegin , şimdi Arda ne yapıyor sorusunun cevabını bilir. Ama görüyoruz ki Şimdi Arda ne yapıyora verilen cevap degisiyor. O zaman Tanrının bilgisi de degisiyor.Tanrinin bilgisinde değişiklik oluyorsa Tanrı zamansaldir. Burda ilk bakışta bu arguman A teorisini kabul ettiğimizde geçerli gibi gözüküyor.Ama B teorisini kabul ettiğimizde de Şuan saat kaç sorusuna verilen cevabın değiştiği iddia edilebilir.Lakin A nitelikleri B niteliklerine indirgenirse o zaman bir sorunkalmaz gibi gözüküyor çünkü şimdi yemek yiyorum ,şimdi çay içiyorum tarzı şeyler aslinda 12.00da yemek yiyorum 12.45te cay içiyorum demekle aynı manaya geliyor bu yuzden simdinin hangi zamana denk geldigi aslinda X saatinde olan benin X saatinde hangi saate denk geldiğimi sormam gibi bir durum oluyor diye düşünüyorum.
2) Tanrının bir kişi olmasından ötürü hatırlama, düşünme, yönelimsel davranma gibi kişi olmakla alakali seyleri gerceklestirebilme gucu vardir ki tersi durumda bir şeyin nasıl kişi olacağı muallaktir. Bir kişi bahsettiklerimi yapabilme kabiliyetleri olduğu için zamansız olamaz bu yüzden -kişi olmanın geregi- tanri zamansaldir. Hatta kisi olmanin sahip oldugu niteliklere sahip oldugu icin zamansiz olmasi mumkun degildir yani zorunlu olarak zamansaldir. Eger iliskisel zaman girusunu alirsak,Tanrinin ici bos bir mumkun dunya yaratmasi mumkundur ki bu durumda ne tanri ne de dunyada degisme olur.Boylece tanri zamansiz olur. Ayrıca Tanrinin içinde yaratma eylemini gerçekleştirdiği bir mumkun dunya mümkündür ve böylece o mumkun dunyada da zamansaldir. Burdan anliyoruz ki ilahi zamansallik veya zamansızlık zorunlu nitelikler olamaz. Baska bir eleştiri olarak, bu şeyleri (hatirlama, yonelimsel davranma, tartisma vs.) yapabilmek kişilik için zorunlu mudur tartışılır.Ornegin hatirlamadan yoksun bir insan kişi olmaktan çıkmaz sadece belirli rahatsızlıkları olan biri olur.Ayni şekilde öngörü gelecek içindir, tanri icin gelecek olmadigi için o öngörmez ama bu durum birden ilahi zamansizlik lehine de olabilir.
3)Tanrı dünyayı yaratmakla zamana girmiş olur mu?Teistler arasındaki yaygin bir kanı, evrenin var olmaya başladığıdır.Evren bir anda var olmaya başladı ve var olmadan öncesi de yoktu ki wlc'ye gore öncesi denemez çünkü öncesinde ,ardisiklik olmadığı icin zaman da yoktur.Arguman, zamansal olanla ilişkiye girenin zamansal olacağı aksi halde ilişkiye gire giremeyeceğinden hareketle Tanrinin, evreni yaratması yani onunla nedensel ilişkiye girmesinden dolayı zamansal olduğunu ima eder.Buna karşın yukarıda yer verdiğimiz leftow ve s&p kendi ilahi zamansizlik görüşlerini kaale alabiliriz.Ne kadar tatmin edicidir, tartışılır.
Ilahi zamansızlık için birkaç arguman
1) Ilk argumanimiz, goreliligin ima ettiği arguman.Bu arguman zamansal olan her şeyin uzamsal olduğunu, Tanrinin uzamsal olmadığını o vakit zamansal da olmadığını söyler.Gorelilikte uzayda bulunan nesnelerin farklı referans çevrelerine göre diğer nesnelere gore farklı zamanda olduklarını biliyoruz.Bu argüman dayanaklarını 4boyutcukuktan alir ki ornegin mullins, Wlc 4boyutculuga karşı gelir. Özel gorelilik mutlak bir zaman olmadigini , zamanın referans çerçevelerine gore değiştiğini ima eder.Lakin yine de Tanrıyı mutlak şimdinin sahibi olarak kabul edip ona göre anları siralayabilmemiz mümkün gözükmektedir.
2)Diger argumanimiz Tanrinin içsel olarak degisemeyecegi ve ilahi basitlikten gelir (divine immutability , simplicity). Burdaki sorunlardan biri, bu ikisinin mukemmellik için nasıl bir sorun yarattığı da belirsizdir. Bana bu argüman hic makul gelmiyor çünkü Tanrinin zamanla ilişkisi, zamanın ontolojisi gibi konularla beraber düşünerek arguman sunmak yerine bu tür bir argüman sunmak bayağı desteksiz kaliyor.
3) Zamansal bir varlığın geleceğin bilgisine sahip olamayacağından ve Tanrinin, geleceğin bilgisine sahip olduğundan hareketle Onun zamansal olamayacağı da ileri sürülür.Buna karşı gelmek için simdiciligi veya büyüyen blok teorisini gelecek olmadigindan kabul etmek makul olabilir mi emin degilim.Sonucta B teorisi ve ilahi zamansızlığı kabul ettiğimizde Tanrımız geleceğin bilgisine sahip olacağı için daha mukemmel olacaktır. Özgür irade ve ön-orta bilgi mevzularını pek bilmediğim için daha yazamayacağım.
4) Son olarak, zamansal olanın tamamlanmamış hayati olduğuna dair bir arguman.Tanrı hayatini hepbirden yaşar bu yüzden zamansal olamaz çünkü zamansal olan hayatini hepbirden yaşayamaz.Daha doğrusu hayatini hepbirden yasayan Tanrinin yaşamayan tanriya gore daha mukemmel olmasından dolayı ilahi zamansizlik daha makuldur.Bu, metafizik zamana karşı gösterilemez çünkü tametafizik zaman metrik değildir yani tanrinin sürekli yaşayacak bir zamanı yoktur.
E) bence
Ilahi zamansallik ve zamansızlık etrafında çeşitli fikirleri one sürdüğüme gore kendi fikirlerimi rahatca ifade edebilirim. Öncelikle tözsel zaman fikrine yakın olmakla beraber zaman icin an azindan nesnelerin olması gerektiği sonucu benim Tanri-zaman iliskisini pek fazla etkilemeyecktir çünkü Tanri, nedensel ilişkiye girebilen bir kişi olduğu için bu itirazdan etkilenmeyecektir.Zamanı, degisime imkan veren etmen olarak almanın bir sakincasi da yokmus gibi gözüküyor. Bir yandan da 4boyutculuk ve özel gorelilikten gelen argümana göre tanrıyı fiziksel olarak ele aldığımız metrik zamanın içine koymak makul gözükmüyor. Ama ayni zamanda, evrenin devam etmesini sağlayan,yaratan ve insanların dualarına karşılık veren ve ayni zamanda suan zamanin kac oldugunu dahi bilebilecek bir tanri bilemeyecek olandan daha ustun oldugu icin zamana öyle veya böyle dahildir.Bu şekilde bakınca, metafizik zaman fikri gereksizce ontoloji çıkarmak yerine belirli sorunlara çözüm üretmiş oluyor.Ilahi basitlik, değişmezlik(immutable) çok muğlak geliyor ve bunların tanrının mükemmelliği için nasıl bir sorun yarattığı da duzgun cevap alinamayan bir konu gibi gözükmektedir.
Katherina Roger'ın çemberin merkezi cemberdeki bütün noktalara es uzaklıktadır analojisini, krietzmann ve stump in çizgi analojisinden daha makul buluyorum çünkü atemporal duration dedikleri şeyin matematiksel ve metafiziksel bölünebilir olmasının önünde bir engel yok gibi gözükmektedir.Katherina Rogersin zamansiz tanri atemporal duration içermemeli fikri de gayet makul geliyor.Tanrinin, belki omniscience olması için zamansal olmasına gerek olmayabilir ama evrene müdahalede bulunmak ya da evrenle nedensel ilişkiye girmek için değişimin mümkün olduğu bir durumun-yani zamanin- var olması gerekmektedir ki bu da s5 teorisi gereği zamanı, Tanrinin doğasından olduğu için zorunlu yapar.Ek olarak, dogru-yapici teorilerin de ne kadar efektif olduğunu düşünürsek zamanın ontolojisi konusunda simdiciligi benimsemenin pek makul olmadığını düşünüyorum. Doğru yapıcı teorilere her ne kadar negatif önermelerin doğru yapıcısı yok, dogru-yapici teorilere revizyon gerekiyor eleştirileri yapılsa da bu simdiciligi pek kurtaramiyor. Büyüyen Blok ya da eternalizm arasında secim yapamiyorum çünkü bizlerin liberteryen iradeye sahip olup olmadığı ve open theism mevzulari bu konuda fikrimi belirleyecek temel şeylerden, tekrar bu yuzden, fikrimi belirtemeyeceğim.Ayrica değişimin imkanını sağladığı için zamanı kabul ettiğim için, wlcnin evrenin başlangıcından önce tanri zamansizdi söylemine katılmıyorum .
Ek olarak,Tanrinin zamanda var olmasi onun yuceligine nasıl bir zarar vereceği çok muğlak, onun değişimden nasıl nasip alacağı ya da sadece metafizik zaman içinde bulunmasının mükemmel varlik için nasıl problem yaratacağı muallaktır.
Bunun yani sira ,A ve B nitelikleri, dediğim görüşe uygulanabilir.Zaten B teorisiyle ilgili bir sorun gözükmemekle beraber A teorisi doğruysa da tanri zamansal olacağı icin şimdinin değişen sürekli bilgisine vakıf olabileceğini düşünüyorum. Her ne kadar Tanrinin bilgisinde artma azalma onun mükemmelliğine ne derece uygun emin değilim ama B-niteliklerinin doğru olması durumunda Tanrinin daha mukemmel olacağını düşünmeye meyilliyim.
Tempoal Qualia mevzusu beni bayağı düşündüren bir mevzu çünkü oncelikle görüşümü temporal passage gerçektir onermesi üzerine kuracaktım ama genel bir cerceveden baktığımda diğer görüşlerimle uyumlu olması adına temporal qualia konusunda iluzyonizm görüşünü benimseyebilirim gibi.
Ilk bakışta kendime getirebildigim eleştirilerden biri metrik olmayan bir zamanın, değişimi mümkün kılmaktan başka ne olduğuydu ve buna zaman demek ne kadar makul bilemiyorum. Ama diğer iki görüşe göre aciklama gücünün daha yüksek olduğunu düşünmekteyim.
Aklima gelen ikinci bir itirazsa metafizik zaman yerine, zamansizligin kabul edilebilir olup olmadığı.Sonucta zamani pes peşe meydana gelen olaylar dizisi şeklinde alırsak sadece tanri bir şeyleri meydana getirdiği vakit zaman olacaktır.Ama burda degisime imkan veren zaman kavramını, ilahi zamansizliga nasıl uyarlayacagimiz çok muallaktir. Bir seyler var gibi gozukmektedir ama bu gözüken şeyin ne'liginden pek emin değilim.
Başka bir itiraz, 4boyutculukla metafizik zamani savunmanin, tanrıyı mekana dahil edebileceği şeklindedir.Sonuçta 4 boyutlu uzay-zaman manifoldu varsa Evrene müdahale edebilen Tanrinin zamana girdiği anda uzaya da girmesi lazim olur, şeklinde düşündüm amma böyle olmasının bir zorunluluk getirmeyeceğini de düşünüyorum.Örnegin zamanda olup nedensel ilişkiye girebilen bir tanrının olması ama bu tanrının uzayda olmaması gayet normal. Nasıl ki teistlerin neredeyse hepsi fiziksel olmayan bir bilinci kabul edip nedensel etkileşime girdiğini da kabul ediyorsa Tanri da değişim için gerekli olan zamana dahil olup uzaya müdahale edebilir. Burdaki problem etkileşim problemidir ki mevzu burda zihin felsefesine kayıyor bu yüzden değinmeyeceğim.
Bu yazı biraz genel bir çerçeve çizmek içindi.Bundan sonraki yazılarım, 4boyutculuk savunusu gibi görüşümü dayandirdigim inançların gerekecelendirilmesi üzerinden olacak sanirim, en azindan tanrı-zaman konusunda.Birkac bir şey daha var ama twitterdan bilenler biliyor zaten :d. Olmadi mailim de şu: magnesiumbutincigarette@gmail.com
Geri dönütler olursa bayağı hoş olur, destek eleştiri her türlüsü kabulumdur :D.
Not: perdurantism ,endurantism ve exdurantism kelimelerini Türkçeye cevirmeyip bu şekilde kullanacağım çünkü istediğim çevirilere rastlayamadım.Aslinda temporal kelimesini de cevirmeyecektim ama pek rahatsız etmediği için devam ettim.
Kaynakça
1)https://plato.stanford.edu/entries/temporal-parts
2) https://iep.utm.edu/god-time
3)Mullins, R. T. (2016). The End of the Timeless God. Oxford University Press UK.4) Deng, Natalja (2019). God and Time. Cambridge University Press.
5) https://www.academia.edu/5780614/The_Temporal_Mode_of_an_Eternal_God_Classical_Contemporary_and_Process_Perspectives
6) Philosophy of Time: A contemporary introduction
7) Ganssle, Gregory E. & Woodruff, David M. (eds.) (2002). God and Time: Essays on the Divine Nature. Oxford University Press.
8)Sider, Theodore (2001). Four Dimensionalism: An Ontology of Persistence and Time. Oxford University Press.
9) Maudlin, Tim (2007). The Metaphysics Within Physics. Oxford University Press.
Yorumlar
Yorum Gönder