Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Başka Bir Evrende En Güzel Halinle?
Kimilerine gore metafizik literatürünün en önemli makalelerinden olan Neil Sinhababu tarafindan yazilan amacı modal realizmin doğru olduğu senaryoda başka bir dünyadaki biriyle 1e1, aşk dolu bir ilişkide bulunabilir miyize cevap aramak olan 'Possible Girls' makalesini özetleyeceğim ve kendi fikrimi sunacağım. Makalede her yere değinmeyeceğim, ihtiyacım olanı alıp çıkacağım.
1) Özetleyelim
David Lewis'in modal realizmine göre mümkün dünyalar da aslinda bizim bulunduğumuz aktüel dünya kadar gerçektir. Aktüel kelimesi aslinda bizim bulunduğumuz dünyayı refer etmek için kullandığımız bir kelimeden başka bir şey değildir, aynı 'burası' kelimesi gibi. Ve bu mümkün dunyalarda da en ufak detayına kadar bana benzeyen ,kendi dünyalarından olmayan bir elemanla aşk yaşamak isteyen, modal realist kızlar bulunacaktır. Peki, bu kizlarla karsilikli 1e1 ilişki mümkün müdür? Evetse, o beni nasıl bulacak. Sonuçta benim de tonla karsiligim (counterpart) varken 1e1 aşk (yazarın istegi) nasıl olacak, yani counterpart agalarımın arasından beni seçmesini nasıl halledeceğiz? Eger o kız, ben ve bulunduğum evrenin tamamen ifade edebiliyorsa, en küçük detayına kadar bilebiliyorsa o zaman beni seçebilir.
Peki ben onu, nasıl seçeceğim, sonucta bana bu tarz bir aşk besleyen tonla mümkün dünya kızı var! Ayrıca ben, onun dünyasındaki bütün olgulari açıklayabilecek kadar uzun yaşama sahip değilim.İşte çözüm:Alfabetik kıstas. Bana aşık her mümkün dünya kızının evreni, çeşitli atomik cümlelerle ifade edilebilir.Farkli dünyalardaki kızlar için -mikrofiziksel açıklamalar için- ifade cümlelerini ayri ayri kumelere koyuyorum ve alfabetik sırada başı çeken küme hangisiyse onu seçiyorum.Bunu yapmamın nedeni, 1e1 ilişki yaşayacağım hanımefendi ve onun evreni ile ilgili detaylı aciklama sunamayacak kadar kisa yasama sahip olmam.
Modal realizme gore farklı olasılıklar örnekleniyor bunu biliyoruz, peki ya aynı olasılıklar da örnekleniyorsa? Mikrofiziksel olarak benim dünyamla özdeş dünyalar mümkünse beni nasıl seçeceği bir sorun hâline geliyor.
[Tutarlı-ötesi mantık kullanarak imkansiz kızlardan da bahsediliyor ama burası beni pek alakadar etmiyor, es geçiyorum.]
O hanımefendiden mektup almak da mümkün :D. Bunun için başka bir kıstas daha: Belirli bir defterime yazdigim kelimeler onun kelimeleri olacak.Örneğin deftere 'seni seviyorum bir tanem' yazdığımda aslinda onun sözleri olmuş olacak.Ona bir cevap yazdığımda ise, dunyamla ilgili en ufak detaylari dahi bildigi icin bu mektuptan da haberi olmuş olacak.
Bir itiraz, nedensel ilişkinin mümkün dahi olmadığı dunyalar-arasi aşkın gerçekten aşk sayılabilip sayılamayacağıdır.Yaşanan aşklarda etkileşim olsa da zorunlu bir ilişki gözükmemektedir.
Başka bir itiraz:Bir gün aktüel dünyada aşkı bulmuş olabilirim ve bu dunyalar-arasi aşkım ile ilişkimi sonlandırmak anlamına geliyor.Peki, benim için, evrenimin tüm mikrofiziksel detaylarını bilen bir kadından böyle ayrılmam doğru mu? Biliyoruz ki, dunyalar-arası aşkım ilişkimizin başından beri -dunyama dair en ufak detayları bildiği için- ayrılacağımızı biliyordu. Bunu bilmesine rağmen neden beni seçtiği ise tartışmalıdır.
8)Düşüncelerim
Kısaltma : Dünyalar-arasi aşkım (DAA): sevdiğim ve tarafından sevildiğim kadın.
Güzel bir makale olduğunu kabul etmekle beraber yazara kesinlikle katılmıyorum. Öncelikle, bu derece emek sarfedip kendi dünyasında bile olmayan biri için bu denli istekli-arzulu birinin beni sevmesi gerçekten ne kadar mümkün? Bu durumum mumkun olmadigina dair Iddiami daha anlaşılır şekilde sunmak için din felsefesinden bir argüman örneği vereceğim. Klasik teizmin tanri anlayışında Tanrı her şeye gücü yeten, her şeyi bilen ve ve sonsuz-iyidir. Tanrının, mantık sınırları içinde her şeye gücü yettiğini düşünelim.Bu durumda O, bir bebeğe işkence edebilir mi? Eğer edebilir dersek bu sefer Tanrı sonsuz-iyi olmayacak, edemez dersek de her şeye gücü yeten olmayacak.Bu durumda Klasik Teizmin Tanrı anlayışı hatalı olacak.Elbette bu tartışma burda bitmiyor ama ben bu örneği kendi iddiamın nasıl olduğu hakkinda fikir vermesi niyetiyle paylaştığım için devam ettirmeyeceğim.
Konumuza dönersek bir DAA'mız ve bir magnezyumumuz var. DAA, bu ilişki için, magnezyumla kalmayıp bir de onun evreninin bütün mikrofiziksel detaylarını öğrenmiştir.Burdan anlıyoruz ki DAA, magnezyumun farklı bir dunyada olmasına rağmen onunla olan aşkına düşkündür.Ayrıca, magnezyumun evrenine dair bu kadar detayı (karmaşıklığı) ifade edebilmesi onun aşırı derecede zeki olduğunu da göstermektedir.Diğer taraftan her an başka biriyle birliktelik yaşayabilecek ve DAAya gore çok düşük zekalı olan bir mg bulunmaktadır.Öyle görünüyor ki, bu denli mükemmel bir varlığın -doğası gereği- aşk için kendi denginde bir varlığı seçmesi gerekir.Elbette tamamen kendisine denk biri olması zorunlu değildir ama bu niteliklere sahip birinin o nitelikleri hak edebilecek olması gerekir.Magnezyum ise her an aldatabilme potansiyeline sahip olması ve onun dengi olmaması sebebiyle bu nitelikleri hak edemez.Peki DAA, bu kadar zeki ve iyi olması sebebiyle bu nitelikleri hak etmeyen birine aşık olur mu?
Öncelikle, mantıksal olarak bir çelişki görünmüyor.Lakin insan doğası gereği bu kadar zeki olan bir insanın (DAA) arzulayacağı insan magnezyum olamaz.Biliyoruz ki cognitive segregation denilen bir durum var ve bu, çevremizle bizim zekâmızın yakın oldüğuna işaret eder.Bu kadar bilgiyi (mgnin evrenindeki her mikrofiziksel açıklamayı) öğrenebilen birinin zeka seviyesi çok yüksektir ve onun aşık olacağı kişi magnezyum (DAA'ye göre hawking bile low iq kalacaktır buyuk ihtimalle) olmaktan çok uzaktır.
Aşkına Bu kadar önem veren iyi niyetli bir insanın her an aldatma potansiyeli olan birine aşık olması da mümkün değildir.Bu kadar zeki ve umutlu birinin seçeceği kişinin -insanlar için bildiğimiz kadarıyla- kendine denk veya yakın olması gerekmektedir.
Peki burda açıklama yükümlülüğü, bunun mümkün olmadığını ileri süren magnezyumda mı yoksa tersini iddia eden makale yazarında midir? Insan ilişkilerine baktığımızda dahi insanlar için doğru olan birçok şey görürüz, bunlardan biri de şüphesiz ki ilişkilerde insanların belirli açılardan denk veya yakın olmasıdır.Arada fark olan ilişkilerin sayısı bile çok azken uçurumun da uçurumu olan bu ilişkiye mümkün demek açıklama yükümlülüğü gerektirir.
Buna karşılık olarak DAAnin eylemleri için , şüpheci teizmdeki mantikla benzer sekilde ,şüpheci bir tavır takınabiliriz diye bir itiraz gelebilir ama buna da katılmıyorum.Şüpheci teizmde mevzubahis varlik insan değildir bu yüzden onun eylemlerine dair şüphecilikle insan olan DAAnin eylemlerine dair şüphecilik farklıdır.Insanlar hakkında yoğun bilgiye sahip olduğumuzdan, DAA için bu denli şüphecilik makul değildir.Kisacasi, üzerinde çalıştığımız varlığın bulunduğu küme(insanlar kümesi) farklı olduğu için şüpheci bir tavır takınamayız.
Bir diğer itirazım: Uzak ilişkiler bile bir yere kadar belki de bir omür boyu yürütülebilir ama aralarinda nedensel ilişkinin mümkün dahi olmadığı iki kişinin ilişkisi ne kadar yürütülebilir?İlişkide mesafeler, yürütülmesini zorlaştırır. Çünkü insan doğası gereği partneriyle öpüşen, sevişen koklaşan bunlara ihtiyacı olan bir varlıktır.Örneğin savaş filmlerinde gördüğümüz askerdeki erkeğin, bir yavuklusu vardır ve onunla bir araya gelebilme hayalinin mümkün olması onu ayakta tutan etkendir.DAA ile magnezuyumun ilişkisi asla böyle olamayacağı için gerçekten bir aşktan bahsedbilmemiz mümkün değildir. Buna itiraz olarak, benim yapay zeka kullanarak ürettiğim bir kadın portresi, sectigim özel parfüm onun fotoğrafı ve onun kokusu olacak şekilde düşünmek olur.Ki bu da asker-hanımı analojisiyle getirdiğim durumu çökertir gibi gözüküyor çünkü artık durumlar bayağı benzer.Fakat, burda benim bir itirazım olacak: Asker ve sevdiği kadın, bir zamanlar birbirlerini görmüş, hasret gidermek için gerekcelendirilmis sebebi olacaktir.Yani o koku dediğim aslinda ona ait kokudur, salt parfüm kokusu değil.Ya da sekerin cebinde taşıdığı resim karısına ait resimdir ve özlediği şey karısıdır, salt bir resim değil.
Başka bir ornek daha vereyim: Farz edelim ki Tanrı asla bizle iletişime geçmeyecek, sadece vahiy bildirecek ama sevgisini ve merhametini bizden sakınacak.Bu durumda bizi gerçekten sevmiş olur mu? Elbette DAA Tanrı kadar bilgili değil ama gereğinden fazla bilgiye sahip ve çok fazla sevecen bir varlığın kavuşulması imkansiz olan bu ilişkiyi istemesi ve ona sahip olması, sahip oldugu nitelikleri gereği mümkün değildir.
Bir de matematiksel itiraz getirelim. Farz edelim ki ilişkilerde uzaklık ve ilişkinin gücü 1/xkare fonksiyonuyla gösterilsin.Burada 1/xkare fonksiyonunu seçme sebebim sıfıra doğru yaklaşabilir olması, sonsuza giderken sıfıra yaklaşan başka bir fonksiyon da secebilirsiniz.X ekseni uzaklık, y ekseni ilişki gücü olsun.Mesafeler artınca ilişki gücü düşsün.Magnezyumla DDA arasındaki (sözde) ilişkinin uzaklığı sonsuza yaklaşıyor. Limit x sonsuza giderken 1/xkare sıfıra gider.Yani DAA ve magnezyumun ilişki gücü sıfırdır.Iliski gücünün 0 olması demek de ilişki olmadığı manasına gelir.Burda bir itiraz, aramızdaki ilişki mesafesinin sonsuz olmadığıdır.Ben ise buna şöyle cevap vereceğim: Nereye gidersem gideyim ona yaklaşamayacağım, mesafemiz hep aynı kalacak, bu mesafe birimine de ben sonsuz diyorum çünkü sonsuza ne eklersek ekleyelim yine sonsuz olur.
DAA mümkün olsa bile bu ilişkinin, iki taraf içinde hırpalayıcı olduğunu düşünüyorum.Yani sürekli hasret ve özlem dolu bir ilişki,yazarın 'eşsiz' olmasını karşılamıyor gibi gözüküyor.Onceki satırlarda belirttiğim gibi salt parfüm kokusu ve onun resmi aslında özlem gidermek için yeterli değildir.Her şey fiziksel indirgenemedigi için ona ait bir şeyler( Örneğin onun kendi kokusunun, yüzünün hafızadaki önemi) kalacaktır.Bu da ilişkiyi çıkmaza götürmekle kalmaz aynı zamanda bu kadar zeki ve sevecen birinin bu acıyı neden çektiğine dair hakli bir gerekcelendirme sunamamamizi sağlar.Soüüü, açıklama yükümlülüğü de gerekcelendirmenin gerekliliğinden dolayı makalenin yazarına aittir.
Ek olarak, evrenime dair her mikrofiziksel açıklamayı bilmesi evrene dair her şeyi bildiğini göstermiyor.Ayrica fenomenal nitelikler deneyimlenmeden bilinemeyeceği için benimle, counterpartlarimin ayrımını nasıl yapacağı muğlaktır.Burada cevap olarak: O hanımefendi fenomenal nitelikleri ve renklerin dalga boyundan nörofiziksel süreçlere her şeyi biliyorsa benim 'kırmızının kırmızılığı' dediğim şeyle ona eslik eden belirli dalga boyunun ve nörofiziksel süreçlerin bendeki karşılığını ifade edebilir böylece beni seçebilir.
Gayet makul bir cevap gibi duruyor ama ne kadar ifade edebilir pek emin değilim. Sonuçta yazar, onun beni seçebilmesi için bir yol olarak benim evrenimi tamamıyla tarif edebileceğini söylüyor.Fenomenal niteliklerin nasıl açıklanacağı muallaktır.Kırmızı renginin dalga boyunu tarif edebilir ama kırmızının kırmızılığını nasıl tarif edebilir?Benim gördüğüm kırmızı demek pek makul olmayacaktır.Mesela, DAA 'onun bulunduğu yer burası olsun' desin ve dediği yer bir avmde bir kafe olsun.Asıl açıklamaya bakıyoruz ki aslında tarifin doğrusu 'avmde kafede olsun' şeklindedir, ve açıklamasının esası aslında budur. Yani öznel bir ifadeyi aslinda nesnel bir ifadeye çevirmesi, sunduğu tarifin bu olması gerekir.Lakin fenomenal nitelikler nesnel ifadelere çevrilemeyeceği için benim dünyamı baştan aşağı ifade edebilmesi mümkün görünmemektedir.Her daim bir şeyler eksik kalacaktır.Buna itiraz olarak, fizikalist olunabilir ya da DAAnın bunları bizim bilmediğimiz bir şekilde tarif edebilir denebilir. Fizikalizm tamamen yanlış bir görüş olduğu için bu itiraz güçsüz ama bunun tartışmasını burda yapamayacağım :D. Diğer itiraz ise gerekçelendirmeden mahrumdur ve neden böyle bir ilişki olamayacağını kabul etmek yerine onun bir şekilde bulabileceğini kabul etmemiz gerektiği açıklamadan yoksundur.Ayrıca açıklanabilir olduğunu öne sürmek, fenomenal niteliklere içkin olan subjektifliği gözardı etmektir bu da onlara (fenomenal niteliklere)dair tekrardan kavramsal analiz yapılması gerektiğini imler.Sonuçta bizim kadar gerçek bir insanın bunu bilmesi bizim de bilebilmemizin olası olduğunu söyler bu da qualia'nın temelini tekrardan atmamız gerektiği anlamına gelir.
Kafamı kurcalayan diğer bir konu ise liberteryen özgür iradenin,onu beni bulmasına engel olup olmayacağıdır ama konuyu pek bilmediğim için burda bırakıyorum.Çünkü liberteryen özgür irade doğru mu ayrı, doğruysa yazarın yöntemiyle beni bulabilir mi ayrı bir konudur.
Modal realizmde dahi, yazarın bahsini ettiği 1e1, eşsiz bir aşkın mümkün olmadığını savunmaya çalıştım.Umarım faydalı olmuştur.
1)Sinhababu, Neil (2008). Possible girls. Pacific Philosophical Quarterly 89 (2):254–260
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Popüler Yayınlar
ikibinyirmialtı hedefMaxxing :D
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Yorum Gönder