Ana içeriğe atla

Nitelikli

Er Özgür İradeyi Kurtarmak

Er Agent Causation ve Liberteryen Özgür İradeyi Kurtarmak Temel Kavramlar: Alternatif Olasılıklar ve Sourcehood Özgür irade felsefesinde iki temel kavram var ve bunları baştan birbirinden ayırt etmek gerekiyor: alternatif olasılıklar ve sourcehood. Alternatif olasılıklar, bir eylemin özgür iradeli eylem olabilmesi için aynı koşullarda farklı bir eylemin de mümkün olması gerektiğini söylüyor. Yani A'yı yaptıysan B'yi de yapabilirdin, "başka türlü de yapabilirdim" diyebilmek. Sourcehood ise farklı bir şey söylüyor; önemli olan alternatifin var olup olmadığı değil, eylemin gerçek kaynağının sen olup olmadığı. Eylem senden mi çıkıyor yoksa tabiri caizse seni geçip mi gidiyor? Bu iki kavram çoğu zaman birlikte gidiyor ama Frankfurt'un ünlü deneyleri bunların ayrılabileceğini gösteriyor. Frankfurt Deneyleri ve Konjunktif Pozisyon Harry Frankfurt 1969'da şöyle bir düşünce deneyi kurdu. Black adında bir nörolog var ve Jones'un beynine gizlice bir cihaz (counterfac...

İlahi Basitlik ve Olumsal Gerçekliğin Bilgisi - ÇEVİRİ

     Bence İlahi Basitlik için en zor problem, Tanrının olumsal inançları problemidir.Bizim dünyamızda, Tanrı atların var olduğuna inanır.Atların var olmadığı dünyada, Tanrı atların olduğuna inanmaz.İlahi basitliğe göre, hem at-lı hem at-sız dünyada aynı içsel niteliklere sahiptir.

    Basitlik savunucusunun söyleyebileceği tek bir şey vardır: Tanrı'nın olumsal inançları, O'nun içsel niteliklerinden değildir.Zor olan görev, bu iddiayı inanılmasını kolaylaştırmaktır.

        Şunu belirtmekte fayda var ki bizim inançlarımız kısmi dışsaldır.Tıpkı bizimki gibi bir dünya düşünün, lakin haylaz bir uzaylı, modern bilimden önce, İneklerin insan gözüne görünüş ve davranış olarak atlar gibi gözükmesini sağlayacak genetik modifikasyonlar yapmış olsun.Ve insanlar, onlar hakkında, aynı bizim dünyamızda atlar üzerine düşündükleri gibi düşünsünler.Eğer 14.yy'da sahte-at dünyasında yaşamış bir İngiliz içtenlikle bir at sahibi olduğunu söyleseydi, bizim dünyamızda 14.yy'da yaşayan ve aynı sözleri sarf eden bir İngilizden farklı bir inancı ifade etmiş olurdu çünkü sahte at dünyasındaki "at" atlara değil genetik olarak modifiye edilmiş inekleri ifade etmiş olurdu.Onların binilebilir hayvanlar hakkındaki düşünceleri farklı olurdu ama özünde zihinlerinin içinde düşünce süreçlerinin arasında hiçbir fark olmamalıdır.

        Lakin bu hikayeyi Tanrı'nın durumuna uyarlamak zordur çünkü o gözlemsel  sınırlandırmalara dayanır.Üstelik, bu hikayeyi daha büyük farklılıklara uyarlamak zordur.Uzaylı, sahte-atlar yerine tauntaun'lar üretseydi şüphe yok ki o dünyadaki insanların zihinleri  tauntaunlara binmeyi düşünme hususunda, bizim atlara binmeyi düşündüğümüzdeki zihnimizden içsel olarak farklı olurdu. (İngilizce konuşanlar yanlışlıkla bir tauntaun için "at" kelimesini kullanmış olsalar bile)

          Bizim inançlarımız kısmi dışsal iken Tanrı'nın olumsal inançları İlahi Basitliğe göre radikal bir biçimde tamamen dışsaldır.İnançtaki farklılıklar ne raddede olursa olsun Tanrı'da içsel farklılıklar yoktur.

           Bunu kabul etmek zor geliyor.Yine de, inançların kısmi dışsal olabileceğini bir kereliğine kabul ettiğimizde radikal ilahi inancın radikal dışsallığına karşı prensipli bir argüman kurmak zordur.Gerçekten sahip olduğumuz şey bu dışsallığın sezgilere aykırı olduğudur -lakin Tanrı'nın yaratıklardan farklı olduğu göz önüne alındığında, Tanrı'nın bir çok (sonsuz sayıda) şekilde karşı-sezgisel olmasını beklememiz gerekir.Ama sizinle, ilahi inanç konusunda radikal dışsalcı tezini daha yürekten kabul etmemde yardımcı olan bir düşünce paylaşmak istiyorum.Tanrı'nın inançlara sahip olması hakkında konuşmak biraz gariptir.Bahsetmenin daha doğal yolu Tanrı'nın bilgiye sahip olmasından bahsetmektir.Ancak bilgi bizde inançtan çok daha fazla dışsaldır.Bir şeyi bilmeniz için, o şeyin doğru olması gerekir.Yani ne bildiğiniz, büyük ölçüde dış dünyaya bağlıdır. Arabanın garajda olduğunu kısmen kesin olarak arabanın garajda olduğu gerçeği sayesinde biliyorsun.

        Eğer arabanız garajda olmasaydı, bu bilgiye sahip olamazdınız.Bizde inanç ve bilgi ayrışabilirdir.Bilgi daha dışsal bir durumken inanç daha içsel bir durumdur.Kendimiz dışında bir şeyleri bildiğimizde, bunun hem bir inanç hem de dış dünyanın durumu olduğunu bilmemizi sağlayan şey budur.Bu ayrım hatayı mümkün kılar:Örtüşen dış dünya olmaksızın inançlara sahip olmak mümkündür.

        Ama epistemik olarak mükemmel bir varlıkta bilgisiz inancın mümkünatı yoktur.Bu tezin uygunluğunu sunmak istiyorum: Epistemik olarak mükemmel bir varlıkta, bilgi ve inanç arasında metafiziksel bir ayrım bile yoktur.Böyle bir varlık için inanmak bilmektir.Ama olumsal dışsal durumların bilgisi  mühim seviyede dışsaldır.Öyleyse böyle bir varlık için bilmek inanmaksa, o zaman olumsal dışsal durumların (*state of affairs) da önemli ölçüde  dışsal olmasını beklememiz gerekir.

        Başka bir deyişle, İlahi Basitliğin gerektirdiği inancın dışsallığı ilahi epistemoloji göz önüne alındığında oldulça makul olan bir dışsallıkla eşleşir.



-Yıldızlı parantezler bana aittir, italik vutgular yazara.

Kaynak: http://alexanderpruss.blogspot.com/2021/07/divine-simplicity-and-knowledge-of.html 



Yorumlar

Popüler Yayınlar