Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Felsefi Bir Ayak Savunusu
Ayak Savunusu
1.Bölüm: Ayağın değeri
Ayak denilince aklımızda canlanan, uzay-zamanda konum değişikliğine yarayan biyolojik mekanizmamızın bir parçasıdır. Ayağın evrimi, milyonlarca yıllık evrim sürecine dayandığı bir gerçek olsa dahi onun; asıl işlevi olarak görülen "yer değiştirme"nin ötesinde bir işleve sahip olduğunu iddia edeceğim.
Futbolda Ayak
Ayak, en temelde yürüme işlevini görse de büyük resme baktığımızda hayatımıza kattığı değer bu işleve indirgenemez gibi durmaktadır. Örneğin Futbolcuları düşünün. Futbolcuların ayaklarını kullanma biçimi birçok noktada farklılık göstermektedir. Kimi zaman topa sahip rakip oyuncuyla arasında uzak mesafe olmasından ötürü kaydıktan sonra ayağıyla kavraması kimi zaman ayağının içini dışını uç kısmını topuğunu kullanarak güzel hareketler sergilemesi, milyonlarca insan tarafından olumlu karşılanır. Elbette bu tarz oyun içi aksiyonların sadece ayakla gerçekleştirildiğini iddia etmiyorum. Elbette bu, teknik direktörler tarafından öğretilmeye çalışılan taktiksel yönü, oyun içi dinamikleri gibi çeşitli parametrelere bağlıdır.Lakin oyuna baktığımızda, topun momentumunu değiştirip estetik görüntü ortaya çıkaran şeyin temelde ayak olduğu çok barizdir.
Milyonların izlediği bir oyunda, ulusal liglerde her sene belirli kişilere verilen ödüllerden birisi de altın ayak ödülüdür. Evet, futbol gibi milyonların izlediği ve bazı konularda başarılı olup layık görülen ödüllerden biri bildiğiniz ayak biçimindedir. İşte size birkaç ödül ve ödül sahibi örneği:
Hatta 2013 yılında, Messi'nin sol ayağının kalıbı alınmıştı ki bu da çok değerli yetenekli insanların ayağının ne derecede, en azından maddi açıdan gücünü temsil etmeketedir.
Protez göz, kulak gibi organların yanı sıra yapay kalp gibi buluşların daha fazla işlevi olup daha önemli olmasına karşın bir ayağın işlevinin en basit şekilde yer değiştirme olarak aldığımız senaryoda, bu ayağın değerini sadece bu işlevi ile ölçmek makul değildir. Bir ayağın yapabildikleri en temelde yer değiştirme olarak adlandırılsa da aslında onun-yapabildiklerinin bize hoş gelmesi onu değerli kılan şeydir.
Beynimiz parmak ve ellerin ince motor işlemlerine önemli bir yer ayırmıştır ve futbol oyununda bu evrimsel avantajı kaybediyoruz. Sinirbilim perspektifinden, elit futbolcuların ayaklarının olağanüstü hassas ve inanılmaz derecede güçlü araçlar olduğunu biliyoruz. Bu, nöroplastisite dediğimiz şeyin ya da beynin ihtiyaç algıladıkça uyum sağlama ve değişme yeteneğinin mükemmel bir örneğidir." bknz: https://i-imaginesports.com/neuroplasticity-the-key-to-great-feats-executed-by-soccers-greatest-feet/
2.Bölüm: Ayak ve Cinsellik
Buraya kadar okuyanlar eminim ki şu tarzdan bir itiraza getireceklerdir: "Biz zaten ayağın belirli metinlerde veya belirli branşlarda önemsiz olduğunu savunmuyoruz, bizim eleştirdiğimiz ayağa karşı duyulan cinsel ilgidir."
Buradaki amacımı gerçekleştirmek için ayağın öneminden bahsedip daha sonra eleştirilen konulara gelmekti.
Öncelikle okuduğum bir kitaptan, ayak fetişizmine/sevdasının bahsi geçen alıntılar yaparak anlatmak istiyorum daha sonra ise getirilen temel eleştirilere değinmek istiyorum.
Ramachandran'ın "Beyindeki Hayaletler" kitabında ayak fetişinin nörolojisiyle ilgili kaydadeğer kısımlar bulunmaktadr. Yazı uzamasın diye ekran görüntüleri paylaşıyorum:
Ayağın pis-iğrenç olduğu iddiası
"Ayak pistir bu yüzden ayağa karşı beslenilen cinsel duygular normal değildir" şeklinde bir iddiamız bulunmaktadır. Öncelikle bu iddiayı parçalara ayırarak başlayalım. Bu iddia, ayağın pis olduğu metafizik ön kabulüyle başlar. Burda ayak deyince insanların zihninde sürekli yerle temas eden bir organ tezahür ettiği sonucuna varabiliriz. Geleneklerle de görüyoruz ki özellikle ayakların temizliğine verilen önem ortadadır. Sürekli çorap giyilmesi, evde ayakkabıların çıkartılması ve abdest alırken ayakların iyice yıkanması bu kanaatte olmamızı sağlayan birkaç örnektir ve artırılabilir. Peki, ayaklar pis midir?
Burda işimizin kolaylaşması için ayağın 3 hali için 3 ayrı tanım ortaya koyacağım
Doğal Haldeki ayak: Ayağın herhangi bir ortama girmediği halidir.
Pis ayak: Ayağın, çamur-çöp gibi kirli bir ortama girdiği halidir.
Temiz ayak: Ayağın belirli temizlik malzemeleriyle diğer 2 hale nazaran daha hijyenik olduğu haldir.
Elbette insanlar ayak sevdasından bahsederken ilk iki haldeki ayak durumlarını kast etmiyorlar, değil mi? Mesela siz bir öğünde tavuk yiyeceğiniz belirttiniz. Siz elbette bu tavuğun çöpe atılıp orda pişirildiğini düşünmüyorsunuz. Veya doğadaki tavuğun direkt alınıp tencereye atıldığını da düşünmüyorsunuz. Tavuğun belirli sterilizasyon işlemlerinden geçtiğini bir pişirme işleminden sonra sofraya geldiğini bilinçli düşünmüyor olsanız da bilişsel arka planınız size bu durumu bildiriyor. Bu yüzden çeşitli yiyecekleri düşünürken doğal halini veya pis halini düşnmeyip temiz halini düşünüp konu ayağa gelince pis halini veya doğal halini düşünmeniz yanlış bir tutumdur.
Ayak sevdası olanları görürseniz onların kriterleri sadece hijyen de değildir. Çeşitli estetik arzular ile birlikte ayaklara dair yorumlar yaparlar.
İkincisi, çeşitli hayvanların doğal ortamlarında bulunmalarına rağmen ayaklarının temizliği bu kadar önemsenmemektedir. Elbette bir dana ayağı çeşitli kesme biçme pişirme işlemlerinden geçmektedir ama ayağın doğal halinden pişirme haline geçmesi o ayağı ne kadar temiz/yenilebilir/içilebilir kılar meçhuldür. Bu durumda, temizlenmesi ve bakımı daha kolay olan ayağı pis diyerek eleştirmek hiç makul değildir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki ayağa dair durumlar cinsel hastalıklardan farklıdır. Elbette kimse pis olduğunu düşündüğü bir ayağa dair olumlu yorumlarda bulunmaz. Kesinlikle ayak yalayacaksanız temiz bir ayak ön koşulunuzun olmasını tavsiye ediyoruz.
Rasyonel Zemin
Son olarak, ayak fetişisti veya sevdalılarının bu fetişlerinin iyi/güzel olduğu konusunda gerekçelerinin rasyonel olduğunu ve defeaterlarının olmadığını iddia edeceğim. Bildiğiniz üzere Huemer fenomenal muhafazakarlık adında bir tez ortaya attı. Tezin temel iddiası şu şekildedir[1]
FM (Fenomenal Muhafazakarlık): Eğer bir S öznesine P önermesi doğru geliyorsa, defeaterların yokluğunda S öznesinin P önermesine inanması için birtakım gerekçeleri vardır.
Şimdi ayak fetişistlerini S harfiyle ve ayak güzeldir önermesini P harfiyle gösterecek olursak bir S öznesine P önermesi doğru gelmektedir. Peki iddia edildiği gibi defeater var mıdır?
Ayak için ortaya sürülen 2 ana defeater(?) vardır. İlki yukarıda incelediğimiz üzere temiz olmadığı şeklindeki defeaterdır. Bu eleştiriye zaten yukarıda değindik. Bir diğer eleştiri, ayağın iğrenç olduğu şeklindeki iddiadır. Bu iddiayı ortaya atanların, ayağı doğal halinde veya pis halinde düşündüklerini ve bu yüzden iğrendiklerini ve güzel ayakların varlığını ortaya koyduğumuzda bu iğrenç olma durumlarının gereksiz olduğunu ifade ettik.
Elbette, burada iddia ettiğim şey ayağın objektif olarak güzel olduğu değildir. Buradaki iddiam, ayak sevenlerin ayağa dair doğru kabul ettiği önermelerin kabullerinin gerekçelendirilmiş olduğudur.
Peki güzel bir ayak, objektif olarak güzel olabilir mi? Burada başka bir ilkeye başvuruyoruz. Swinburne'ün çok temel bir rasyonel inanç ilkesi:
Tanıklık İlkesi: Karşıt delil yokluğunda insanların size söylediklerinin muhtemelen doğrudur.
Şimdi temizlik ve iğrenç olma gibi ortaya atılan 2 defeatera değindik ve bunların ciddiye alınacak itirazlar olmadığını da söyledik. Elimizde başka defeater kalmadığına göre
1) Ayak sevdası insanlar, sevdaları konusunda gerekçeye sahiptirler
2) İnsanlara ayağın güzel olduğunu söylerken kendilerine ters bir karşı bulgu getirilmemiştir.
3) Ayak sevgisi objektif olarak makul bir sevgidir.
İki ilke kullanarak öncelikle ayak severlerin iddialarında yeterli gerekçeye sahip olduğunu, daha sonra kendi beyanları doğrultusunda bu sevginin objektif bir gerçekliğin temsili olabileceğini iddia etmiş bulunmaktayım.
Sonuç:
Ayağın neden önemli olduğunu, Ayak-karşıtı görüşlerin temelinde bulunan iddiayı yüzeysel de olsa incelediğimi düşünüyorum. Burdaki temel amacım, ayağa karşı iğneleyici bakışların yeterli gerekçeye sahip olmadığını ortaya çıkarmaktı. Kendi gerekçelerimle bu yazıyı tamamlamış bulunmaktayım.Bir sonraki yazıda (inşallah bağdaşırcılığa geçireceğim :D) görüşmek üzere. Esen kalın.
1) https://iep.utm.edu/phen-con/
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Popüler Yayınlar
ikibinyirmialtı hedefMaxxing :D
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
ilk kez yazdığın bir yazıyı sonuna kadar okuyacağım. meraklandım.
YanıtlaSil