Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Önermeler ve Yeni 1 Ontoloji
Önermeler ve
Yeni 1 Ontoloji
Önermeler ve Yeni 1 Ontoloji
Giriş
Bu yazıda önermeler ve temsil ettiği iddia edilen dünyalar
arasındaki ilişkiyi ele alacağım. Bölüm A’da önermelerden ve doğru-kılıcılardan
bahsettikten sonra gerekli arka planı sağlamak için bazı kavramları tanıtacağım.
Bölüm B’de, önermelerin; dünyayı temsil ettiği şeklindeki iddianın yanlış
olduğunu ortaya atıp aslında dünyaların önermeleri temsil ettiğine dair argümanlar
sunacağım. Bölüm C’de yeni bir ontoloji ileri süreceğim ve son bölüm olan D
bölümünde ise bu yazıda öne sürdüğüm ön kabullerimin-sonuçlarının neler
olabileceğine dair çeşitli öngörülerde bulunduktan sonra bu ontolojiyi baz
alarak hangi konuları daha sonraki yazılarımda ele alacağımı aktaracağım.
A)
Önermeler; doğruluk değeri alan indikatif cümlelerin
anlamlarıdır ve aynı zamanda bilgi-inanç-arzu gibi zihinsel tutumların
nesnesidir. Aynı zamanda önermeler, bahsini ettiği mümkün dünyayı bütün bir
şekilde olmasa da bir veya birkaç bileşenini temsil etmeye yararlar. W1 mümkün
dünyasında P1 kişisi eline elma aldığında “Elma kırmızıdır.” veya “Elmanın bir
sapı vardır.” gibi önermeler konu edindiği nesneyi temsil eder. Başka bir
deyişle, gerçekliğe veya gerçekliğin bir parçasına tekabül etmelidirler. İki an
(tn ile t(n+1) diyelim) arasındaki süreci ele alırsak, bu sürece dair sizin
gördüklerinizi betimleyen şeyler önermelerdir. Örnek vermek gerekirse bir
filmin ikinci ve beşinci dakikaları arasında bir karakterin öldüğünü
belirtmeniz aslında bu süreç içinde gerçekleşen bir duruma atıftır ve bunu “F
filminin ikinci ve beşinci dakikları arasındaki bir anda K karakteri ölmüştür.”
şeklinde ifade edebilirsiniz. Önermeler sadece olumsal olana yönelik olmak
zorunda değillerdir. Örneğin, “a, a’dır.” şeklindeki analitik cümle zorunlu
doğru belirtir, yani bu önermenin yanlış olduğu en az bir mümkün dünya yoktur.
Doğru kılıcı teorisi, her önermeyi doğru kılan bir doğru
kılıcı olduğuna dair felsefi teoridir. P kişisi eline bir elma aldığında bu
elma, “P kişisinin elindeki elma kırmızıdır.”
önermesinin doğru olmasının sebebidir. Sebep kelimesini zamansal
ardışıklık içeren anlamdan ziyade bu önermenin neden doğru olduğuna dair
açıklama olması bakımından kullanıyorum.
Deneyimin öznel niteliği, bir deneyimimizin birinci kişi
bakış açısıyla elde edilen niteliklerdir. P kişisinin elmanın kırmızılığının
kırmızılığı (redness of the red) deneyiminin öznel niteliğidir. Elmanın kırmızılığının
kırmızılığını görmesi, sadece P kişisinin erişebileceğim bir durumdur. Aynı
şekilde bir gülü koklamanın, birine aşık olmanın, bir tatlıyı tatmanın nasıl
bir deneyim olduğu da deneyimin öznel niteliklerine kapsamındadır. Buradaki deneyimin öznel niteliğiyle anlamdaş olan
qualia’yı, Michael Tye’ın sınıflandırmasından (Tye,2017) şu iki kıstasta
belirtildiği şekilde ele alacağız:
1) Fenomenal nitelik olarak qualia
2) İçsel olan, ifade edilemeyen (ineffable), fiziksel olmayan anlamında
qualia
Matematiğin nesnelerinden anlatmak
istediğim, kümeler sayılar fonksiyonlar gibi belirli tanımlarla inşa edildikten
ya da tanıtıldıktan sonra kullanabildiğimiz nesnelerdir veya matematik içinde
kullanılan matematiğin konusu olan her şeydir. Matematiğin nesneleri, bilimsel
teoriler inşaa edilirken tutarlılık güdülerek kullanılır. Matrisler,
fonksiyonlar, kümeler, bağıntılar bunlara örnek verilebilir. Bahsi geçen
nesnelerin platonik gerçekliği olup olmadığı iddiasından bağımsız matematiğin
nesneleri derken neyin kastedildiğini matematiğin kapsamına giren ve yapısal
olan şeylerdir.
B)
Kişilerin metafizik ön kabulleri ele alındığında felsefenin
doğasından dolayı olsa gerek göreceğiz ki bazı kabullerimiz kendi aralarında gerilimlidir.
Bu durumu açıklığa kavuşturmak için yapılması gereken konuyla ilgili olması
şartıyla, en temel varsayımımızı sabit tutup diğerlerine eleştirel bakmalıyız.
P1: En az 1
x eleman önermesel tutumlara sahip olabilen insan için, x’in zihniyle kavradığı
şeyler önermelerdir.
Gayet açıktır ki herhangi bir X failinin herhangi tn anında zihninde olan şey soyut ve
linguistic olmayan cümle tokenlerinin anlamlarıdır. Bununla beraber tn anından
sonraki herhangi bir an için X failinin zihninin kavrayacağı şey, önermelerin doğru kılıcılarının aksine
önermelerdir. Bu kavrama (grasp) mevzusu 3 farklı katmanda gerçekleşebilir.
1) Doğrudan
algılayabildiğimiz insan deneyimlerine doğrudan açık olan nesnelerin veya
süreçlerin nitelikleri. Pembe quale’i (qualia çoğul quale tekildir), kağıt
kesiğinin verdiği acı hissi, bir parfümün kokusunun quale’i gibi örnekleri öne
sürebiliriz. Sezgisel olarak, fiziksel olduğu iddia edilen nesnelerle
karşılaştığınızda algıladığınız ilk şey onların size nasıl göründükleridir. P
kişisi için X nesnesinin ona nasıl göründüğünden bahsedildiğinde ise aslında onun
öznel deneyimlerine atıf yapılır.
2) Doğrudan
algımızla kendisini kavrayabildiğimiz belirli boyuttaki nesnelerden yola
çıkarak matematiksel formülasyonlarla elde ettiğimiz ama doğrudan deneyimimize
kapalı olan mikro ve makro gerçeklik. Örneğin genel göreliliğe veya kuantum
mekaniğine dair varsayımlarımız veya onları çalışırken elde edilen olgular,
belirli dolaylı akıl yürütmeler sonucu ortaya çıkmıştır. Hiçbir insan olan P kişisi bir elektronu
görmenin veya koklamanın veya elektron
olmanın nasıl bir his olduğunu bilemez, elektronun süperpozisyonda olması gibi
durumları doğrudan kavrayamaz.
3) Matematiksel
gerçekliği algılama katmanıdır. Bu katmanda dış dünyayı konu alan nesneler ve
süreçlerden ziyade saf matematiğin nesnelerini problemlerini kavrama mevcuttur.
Bazı bilimsel ilerleme durumlarında ikinci katmanda yeteri kadar ilerleme
kaydedilmiş olabilir ama dönemin matematiği bu sorunları çözmek için yeterli
olmayabilir. Bu katmandaki kavrayışın artışının dış dünyadaki sorunları çözme
konusunda büyük ilerleme kaydedileceğini haber eder. Schrödinger’in denklemi
çözüp kuantum mekaniğinde ilerleme kaydetmenin önünü açması veya Maxwell’in
eldeki denklemleri çözüp elektromanyetik konusunda çağdaş anlayışını temel
atması gibi örnekler verilebilir .
Ikinci ve üçüncü katmanda kavradığımız elimizde bulunan aslında
bir dizi önermeler kümesidir. Burada bir sorun görmemekle beraber ilk durumda
insanların elde ettiği bilginin doğrudan dünyaya ait bilgi olduğu şeklinde bir
kanı vardır. Halbuki fenomenal niteliklerin doğası gereği, nasıl ki bir
önermeyi algıladığımızda aslında dilsel olan bir cümleden ziyade önermenin
barındırdığı anlamı algılıyoruz aynı şekilde fenomenal nitelikleri algıladığımızda
da aynı şekilde algıladığımız şey fenomenal niteliklerin bilgisi olmaktadır.
Bir kırmızı elmayla karşılaştığınızda sizin zihinsel süreçlerinizde beliren ilk
şey, istemli olup olmamasından bağımsız kırmızının kırmızlığının bilgisidir.
Bunun yanı sıra, 20.yy başlarında görüldüğü üzere bazı
kuantum fenomenlerinin (dolanıklık, belirsizlik ilkesi) açıklanması konusunda
bilim insanları çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır. Bazıları, bu durumun
sezgilerine ters olmasından dolayı anti-realist pozisyonlara kaymış bazıları bu
durumu olduğu gibi kabullenmiş (Bohr ve
Kopenhag savunucuları) bazıları (Einstein ve diğer hidden variables/bohemian
mechanics savunucuları) ise bu garipliklerin bir açıklaması olması gerektiğini
iddia etmiştir.
Bir yandan, özel görelilikten önceki zaman anlayışımız bir
akışa dahil olan bizlerin zamana etkisinin olmadığına dair anlayıştır. Biz
uzayda hareket ederiz ve zamanın akışı, herhangi bir uzamsal nesneden
bağımsızdır. Lakin Einstein’la beraber anlıyoruz ki nesnelerin diğer nesnelere
göre hızı, ışık hızına yaklaştıkça (başka bir değişle relativistik hızlarda)
diğer nesnelere göre geçirdiği zaman da değişmektedir.
Hızı, ışık hızından çok az olan herhangi bir nesnenin
hızının değerini ışık hızının yanında sıfır ele alabiliriz. Bu denklemde
görüldüğü üzere zaman dediğimiz mefhum başka nesnelere bağlı ve görelidir.
Şöyle sunmak gerekirse
Burada bahsettiğim gariplikler, elbette matematiksel
garipliklerden ziyade atomaltı parçacıkların dünyasına göre büyük yıldızlar
için küçük dünyada evrimleşen ve
sezgileri buna göre zihninde yerleşen insanların bu durumları karşı-sezgisel bulmalarıdır.
Einstein dahil birçok insan çalışmalarının ardından bu hesaplamaları ilginç
bulmuşlardır lakin bazıları “it’s what it is” demiştir. Hatta shut up and calculate
sözü de bu dönemde Mermin tarafından dile getirilmiştir.
Burada şaşırtıcı olan şudur ki insanların ne olduğu fark
etmeksizin elde etmeye çalıştıkları şey, herhangi bir nesneye
(alanlar,parçacıklar vs.)/olguya/duruma dair sezgilerine uyan eksiksiz açıklama
beklemeleridir. Truthmaker teorisi gibi doğrudan sezgilere hitap eden bu
teorinin sezgisel olarak benimsenmesinin sebebi, bu şeylerin eksiksiz
açıklamasının yapılabileceğine olan inançtır. Halbuki yukarıda saydığım 20.yy
bilimsel gelişmelerinden anlayacağımız üzere, bu tarz bir şey namevcuttur. Elde
edilen şeyler, sadece belirli durumlara dair önermelerdir. Klasik insan
sezgisinin aksine, önermeleri temel olarak ele aldığımızda göreceğiz ki
nesne/olgu/durumların belirli bir inanç/önerme ağının tarif ettiği bir
durumdur. Yani elimizde, işleyen ve açıkladığı düşünülen belirli Kopenhag
yorumu vardır. Textbook yorumu olarak kabul edilen bu yorum sayesinde
teknolojik ilerlemede bir sorun yaşanmamaktadır ve bu yorum yerine çoklu
evrenler veya süperdeterminizm gibi yorumlar kabul edilse de yaşanmayacaktır.
Bundan dolayıdır ki aslında bizim bildiğimiz “İndeterminizm belirli skalalarda
geçerlidir.” önermesini destekleyen birtakım önermeler vardır. Bkz:
Elimizde, iki farklı ontolojiye sahip
olma potansiyeline sahip iki farklı şey vardır: Klasik jargon kullanmak
gerekirse: Doğrular ve Doğru kılıcılar. Peki neden Doğru kılıcıları temel
olarak kabul etmemeliyiz? Çünkü doğru
kılıcıları temel olarak kabul ettiğimizde, önermelerden bağımsız nesnelerin
özüne dair daha fazla olacağı beklentisindeyiz. Lakin bilimin bize sunduğu
örneklere baktığımız üzere, Mici Kaku’nun bahsettiği God Equation’ın (Yani
genel görelilikle kuantum mekaniğindeki gerilimi ortadan kaldıracak bir
denklem) var olmamasından ötürü bir şekilde keşfedilemezse nesnelerin olguların
özü diye bir şeyin olmadığı Kavradığımız şeylerin sadece belirli durumları
betimleyen, matematiğin nesnelerinin yüklem olarak da dahil olabildiği
önermeler olduğudur. Örnek vermek gerekirse, boyutu herhangi bir fiziksel nesne
için (temel parçacık olarak kabul edildiği için electron diyelim), o nesnenin
neden daha fazla bölünebilir olmadığına dair bir gerekçe sunmalısınız ve bunu
yaparken mantıksal olarak mümkün olsa da metafizik olarak imkansız kozunu
oynayabilirsiniz. Veya keyfi olan bu çıkarıma başvurmak yerine önermeleri temel
varlık kabul edip önermelerdeki tanımlar bu şekildedir, özellikler bu
şekildedir diyip sıyrılabilirsiniz.
Peki neden aktüel olduğunu düşündüğümüz bu mümkün dünyada
elektron temel parçacık da elektronun bir alt parçacığı olması mümkün olan ABC
parçacığı temel parçacık değil? Aslına bakarsanız eğer fiziğin ortaya koyduğu
bütün önermeleri ele alırsak, bir çelişki içermediği veya çelişki içeren
yasaları/gerçekliğin bazı parçalarını değiştirdiğimiz sürece bu kurgusal
parçacığmız temel parçacık olabilir. Lakin neden elektronun temel parçacık
olduğu mümkün dünya aktüel de başka
dünyalar değil sorusu bu yazının kapsamı dışındadır.
Burada nesne
kelimesini, elma-müon-güneş gibi kelimeler için kullanacağım.Yani klasik
doğru-yapıcı teorisine göre nesneyi, doğru-kılıcılar olarak ele alacağım.
N:
Nesnelerin özü yoktur.
K:
Önermeler, nesneleri ve durumlarını temsil eder.
Pr(K*|N)
> Pr(K|N) -> Pr(K*) > Pr(K)
Herhangi bir
a görüngüsü için, a görüngüsünü reddeden bir metafiziksel teori doğruluk
olasılığını artırmak istiyorsa a görüngüsüne dair açıklama sunmalıdır. Örneğin
zamansal akışı reddeden bir B teorisyeni, zamansal akışa dair makul olabilecek
bir açıklama sunabilirse A teorisyenine göre açık ara önde olacaktır. Kendi
durumumuza uyarlayacak olursak: Neden nesneler bize önermelerden daha temel
gözükür?
Bilimsel bir bulguyu
kabul ederken yaptığımız şey, bizim bu bulgu nezdindeki görüngüyle elimizde
bulunan denkelmlerin uymasını sağlamaktır. Bu görüngünün bir çeşit ilüzyon olup
olmamasından bağımsız, görüngüye dair açıklama getirebilen bilimsel bulguları
kabul ederiz. Örneğin biz bir top ile bir kamyonun hızlarını izleyerek
kestirebiliyoruz veya benzer hızlarda hareket edebildiğini fark edebiliyoruz.
Buna ragmen eminiz ki bir kamyonun bir insana çarptığı anda verdiği hasar ile
topun verdiği hasar farklıdır. Bu bize öyle görünen şeydir, yani fenomendir.
Diğer yandan momentum ve çarpışmalara dair klasik fiziğe baktığımızda bu durumu
açıklayabilen denklemlerimiz mevcuttur. Bu durumda anlıyoruz ki fenomeni
açıklayan tutarlı bilimsel iddiaları temel kabul edebiliyoruz. Başka bir örnek
vermek gerekirse, optik ilüzyon olduğu iddia edilen bir görsele baktığımızda
her ne kadar görüngü farklı bilgi verme eğiliminde olsa da matematiksel olarak
çeşitli işlemler yapıp optik bilgimizle değerlendirmeye tabii tuttuğumuzda
aslında bizim bir ilüzyona maruz kaldığımız ve görüngünün gerçekliğe uymadığını
görmekteyiz. Ayırca, Anil Seth’in iddia ettiği üzere bilincimiz (burada
bilinçten kasıt aslında insan zihnidir, doğrudan fenomenal bilnce bir atıf
değildir.) algıladığı gerçekliği tamamlar.
Farklı
renkte olduğunu gördüğümüz birkaç karede bile durumum teste soktuğumuzda fark
ediyoruz ki aslında aynı renktedirler. Buradan çıkarılacak sonuç, bir süreç
veya nesne sürekli bize yanılgının dikta ettiği şekilde aktarılsa bile bu onun
gerçklikte karşılığı olduğunu değil sadece o yanılgının bizde devam ettiğini
gösterir.
Yani, dış gerçekliğin önermelerden daha temel gözükmesi bu
kabülün doğru olduğunu göstermeyeceği gibi önermelerin daha temel olduğu savını
da yanlışlamaz. Basitlik, açıklama gücü ve tutarlılık olarak ele aldığımızda
görüyoruz ki dış dünyanın temel olduğuna dair görüngü baskın olsa da diğer
verilerimiz ve argümanlarımız bu üç kriterde diğerini desteklemektedir.
Neden bize böyle göründüğü konusuna gelirsek, bu duruma yeni
ontolojimi aktardığım bölümde değineceğim ama kısaca değinmek gerekirse
önermeler her ne kadar temel varlık (yani kendisi başka bir varlık türüne
indirgenemeyen olan) olsa da tek temel varlık olarak ele alamayız. Önermeler
içlerinde matematiksel ve fenomenal nitelikleri/nesneleri barındırır ve
bunların bağlanmasına yardımcı olur. Elinizdeki elmanın, hacmi kütlesi
uzay-zamandaki konumu momentumu gibi geometrik ve fiziksel olarak kabul
edeceğiniz özellikleri vardır. Aynı zamanda elma deneyimimizin öznel
nitelikleri vardır, kırmızlığının kırmızılığı gibi. Önermeler bu farklı
nitelikleri birleştirerek gerçeklikte karşılığı olan çeşitli
nesnelerin/durumların/olguların oluşmasını sağlarlar.
Eleştiri 1: Nesnelerin özü olmadığını kabul
etsek bile neden sadece özlerini kabul etmeyip doğru-doğru kılıcı ilişkisini
kabul etmeye devam etmeyelim?
Nesnelerin özlerinin olmadığını
kabul edip doğru-- doğru-kılıcı ilişkisini kabul etmenin mantıksal açıdan
tutarlı olduğu konusunda bir sorun yaratmadığı konusunda bir sorunum yoktur.
Lakin mantıksal tutarlılık tek kriterimiz değildir. Ortada iki ana iddiamımz
vardır ve bunlar öz yoktur/doğru kılıcı vardır
ve öz yoktur/doğru kılıcı vardır şeklindedir. Neden özün olmadığına dair
iddiamı, sezgilerimizin evrimsel süreçte belirli nesnelere dair olmasından ve
20.yydan sonraki gelişen fizikte anlam veya daha fazla açıklama bulamayıp var
olan önermeleri olduğu gibi kabul etmemizden kaynaklı gerekçelerle
desteklemiştim. Bu iddiamın doğru olduğu senaryoda doğru kılıcıların olmaması
daha makuldür çünkü bir özün olmadığı, bir mümkün dünya özelinde her şeyin,
belirli önermelerin içindeki tanımlara ve onların matematiksel ve fenomenal
niteliklerle ilişkisine bağlı olduğu tezimizde öz beklenen bir şey değildir.
Tersi durumda, önermeler yerine belirli nesneleri temel kabul ettiğimizde
onların özleri olduğunu ve bunların özü olmasından dolayı bunlara temel diyebileceğimizi
bu yüzden çeşitli araştırmalara devam edilmesi gerektiği şeklinde gizli bir
iddiayla karşılaşırız. Örneğin spin dediğimiz şey aslında her elektronun sahip
olduğu bir niteliktir. Siz bir elektronu ele aldığınızda, o elektronun belirli
parçalardan oluşabileceğini belki de özünün olabileceğini hatta ve hatta daha
fazla şekilde incelenebileceğini iddia edebilirsiniz. Ama önermeleri temel
kabul ettiğinizde, elinizde belirli tanımlara sahip electron ve onun spin
değeri vardır, that’s it! Bu şekilde hem electron daha da bölünebilir mi
sorusuna mantıksal imkansız şeklinde (metafiziksel olduğuna dair düzgün
gerekçeler sunulmadan) cevap vermekten kaçınabilirsiniz.
Eleştiri 2: Nominalist çerçevede fiziksel
gerçekleri temel kabul ettiğimizde önermelerin neler olduklarına dair
açıklamaları makul buluyoruz. Peki önermeler ve matematiksel nesneler nasıl
olacak da bizim gördüğümüze/duyduğumuza/algıladığımıza açıklama olacaktır?
Matematik felsefesinde platonizm güçlü savunucuları olan bir
görüştür ve bu görüşe göre sayılar gibi matematiksel nesneler, belirli kurgusal
nesneler veya salt dilsel ifadeler yerine uzay-zamanda var olmayan, değişmeyen
platonik nesnelerdir. Bu durumda önermeler, bu matematiksel nesnelerin ifade
ettiği niteliklerle fenomenal nitelikleri bağdaştırırlar.
Önermelerin
dört temel görevi vardır
1) Bir nesnenin sürecin veya olgunun
tanımında veya deklarasyonunda kullanılırlar.
2) Tanımı yapılan şeyin matematiksel
özelliklerini sunarlar.
3) Tanımı yapılan şeyin fenomenal
özelliklerini sunarlar.
4) Bu nesnelerden bağımsız,
matematiksel nesnelere veya fenomenal niteliklere dair sorgulamalardır.
Şey
derken kastettiğim aslında durum/süreç/nesne/olgulardır.
Burada
çıkarılması gereken şey, zihnin ve
zihinle gelen zihinsel içeriklerin (önermeler, fenomenal nitelikler gibi)
temel kabul edilmesi sonucu bu tarz bir
açıklama daha makul olmaktadır. Formel bir şekilde sunmak gerekirse:
M:
Bazı zihinsel nitelikler, dış dünyadan daha temeldir.
T:
Ortaya sunduğum dünya-önerme ilişkisine dair tezim doğrudur.
Pr(T|M)
> Pr(T*|M)
M
önermesini, bundan önceki bölümde kabul ettiğimiz için bahettiğim şekilde bir
açıklama daha makul olmaktadır.
C) Yeni Bir
Ontoloji
Önceki bölümlerde, önerme-dünya ilişkisinin nasıl olması
gerektiğine dair birtakım açıklamalara ve argümanlara başvurmuştuk. Sırada, bu
argümanları neye yoracağımız ve oluşturacağımız ontolojimizde. Öncelikle
Cg
Koşulu: Her ideal önerme
kümesi S ve her ideal durumlar toplamını oluşturan W durumlar kümesi için,
yalnızca bir ideal W durumlar kümesi bir ideal S önerme kümesini temsil etmek
zorundadır. Başka bir deyişle her W ve her S için f(W) = S birebir
fonksiyondur.
Durumlar
kümesi derken, herhangi bir şeyi betimleyen tanıtan kardinalitesi sıfırdan
büyük bir kümeyi kastediyorum. Her bir durumlar kümesi aslında herhangi bir
mümkün dünya kümesinin alt kümesidir.
Öyle bir
mümkün dünya hayal edin ki elinizdeki elma ve sizden başka herhangi bir durumun
sürecin veya nesnenin bilgisine sahip değilsiniz. Elmayı tanıtmak amacıyla
şöyle bir durum kümesini ele alalım: S1 =
{“Elma kırmızı renktedir”, “Elmanın konumu (x1,y1,z1) şeklindedir.”,
“Elma hacim niteliğine sahiptir.”}
Şimdi bu
durum kümesi, size hayal etmenizi istediğim durumla beraber Cg koşuluna
uymazlar. Çünkü bu küme ile birçok mümkün dünya oluşturulabilir. Örneğin
S2 = {“Elma
kırmızı renktedir”, “Elmanın konumu (x1,y1,z1) şeklindedir.”, “Elma hacim
niteliğine sahiptir.”, “Elmanın hacmi 150 mLdir.”} veya
S3 = {“Elma
kırmızı renktedir”, “Elmanın konumu (x1,y1,z1) şeklindedir.”, “Elma hacim
niteliğine sahiptir.”, “Elmanın hacmi 190 mLdir.”}
Gördüğünüz
üzere bir durumlar kümesi birden fazla durumla beraber alındığında çelişki
oluşturmadığından dolayı CG koşuluna uymaz.
Temel olarak
ele aldığım varlıklara değinmeden önce bir şeyin temel olması ne demektir ona
göz atalım. Herhangi bir x ve y nesnesi süreci olgusu için, x temeldir if and
only if x herhangi bir y nesnesi süreci veya olgusuna indirgenemez. Başka bir
deyişle, herhangi bir x süreci durumu veya niteliği için eğer x başka
niteliklere indirgenebilirse x temel varlık değildir. Üç varlığı temel olarak
sunacağım ve diğer tüm varlıklar, bu üç varlıktan elde edilememesi imkansız
olan varlıklar olacaktır.
Üç temel
varlığın olduğu ontolojimiz:
1) Anlamların taşıyıcıları olan
önermeler
2) Dile dökülebilen önermelerin içinde
kullanılan matematiksel nesneler
3) Her ikisine de indirgenemeyen
deneyimin öznel nitelikleri
İlk varlığımız olan önermeleri neden fiziksel olarak ele
alınan vee klasik doğru kılıcı teorilerin desteklediği şekilde represent etmek
yerine represent edilen olduğuna dair argümanları bir önceki bölümde sundum.
İki ve üçüncü entiteleri ortaya atmamın sebebi önermelerin içeriklerinin ya
direkt bu iki varlık hakkında ya da bu iki varlığın örneklendiği
nesneler/süreçler/olgular hakkında olmalarıdır. Örneğin elma kırmızıdır
önermesi bir elma nesnesinin var
olduğunu, kırmızının kırmızılığını barındırdığını, aynı zamanda elmayı belirli
konumlara koyabildiğimizi hacminin
sayısal değerinin olduğu gösterir. David Chalmers’ın structural and dynamics
argümanına baktığımızda da göreceğiz ki, O; yapısal ve dinamik olan şeyleri
fiziksel olarak, ineffable olan fenomenal nitelikleri de non-fiziksel olarak
ele almıştır. Burdan çıkaracağımız sonuç şudur ki, önermelerdeki
nesne/süreç/olgular ya yapısal-dinamik düzlemde bir yere outran şeylerdir ya da
bunlara oturmayan fenomenal şeylerdir. Bu iki nitelik grubu da birbirine
indirgenemeyeceği için (bknz. Mary’s room, Zombie Argument) ikisini de temel
olarak kabul etmemiz uygun gözükmektedir.
Görmekteyiz ki bu
durumda herhangi bir durum nesne olgu için bu üç varlığımız yeterli
gelmektedir. Herhangi bir yeterli gelmeme durumu olmadığı için
kategorizasyonumuzun başarılı olduğunu iddia edebiliriz.
Peki neden bazı bilgilere doğrudan ulaşıyoruz da bazılarına
çeşitli hesaplamalar veya belirli süreçler sonucu ulaşıyoruz? Bunun temel
sebebi qualitative niteliklerin doğasıdır. Aslında bazı nesnelerle karşılaşmak
(örneğin elma) qualitative niteliklerinin bilgisine sahip olmaktır.Aynı zamanda
evrimsel süreçte içinde bulunduğumuz ortama adapte oluşumuz, qualitative
nitelikleri dışında matematiksel nitelikleri hakkında da bize bilgi verir. Ne
zaman ki ordinary experience dışına itilir quantum phenomena veya makro
nesneleri ve doğalarını anlamaya çalışırız, onlara dair qualitative nitelikler
olsa bile (priority kozmopsişizm hususunda nötr olduğumuzu kabul edelim)
onların bilgisine sahip olabilecek mental capacity bizde olmadığı için
elimizdeki tek seçenek onlara dair matematiksel bilgiye hakim olmak kalıyor. Böyle
olunca bazı hakikatler, sıradan deneyimimizn dışında olmasından dolayı ulaşması
zor oluyor.
D) Sonuç
Buraya kadar önermelerin ne olduklarına, dünyayla ilişkisine
değindim. Doğrular-doğru kılıcılara değindikten sonra doğru-doğru kılıcı
ilişkisinin tersine olmasını gerektiğine dair gerekçeler sundum. Daha
sonrasında ise bu ön kabulle yeni bir ontoloji oluşturmaya çalıştım. Eğer
oluşturulan bu metafizik sağlamsa yapılması gereken; bu metafizik inançların,
kişinin inanç kümesine eklendiğinde diğer metafizik hususlarda (özgür
irade,zihin felsefesi,din felsefesi) nasıl değişikliklere yol açacağı veya
hangi görüşün önsel olasılığını artırdığıdır.
Ek
olarak, yeni ontolojimzde de tümeller
problemi hala daha bir problem olarak durmaktadır. Ayrıca, Tanrı’yı hesaba
katmayan bu ontolojide Tanrı’yı dahil ettiğimizde neler olacağına veya Tanrı’yı
ne şekilde tasavvur edeceğimize veya burda sunduğum hiyerarşide (bknz **) hangi pozisyonlara ilerleyebileceğiimize
başka bir yazıda değineceğim.Bu yazıdaki amacım, çeşitli problemlere (özgür
irade, bilinç, Tanrı’nın varlığı) dair saptamalar yapmak için sıradan olanın
dışında ontolojimi tanıtmaktı. Bu ön kabullerle ele alacağım diğer problemlere
yer vereceğim başka yazılarda görüşmek üzere.
Kaynakça:
Walczak, Kamil. (2016). Elements of
Special and General Relativity. 10.13140/RG.2.2.33912.75529.
**Blog yazım
Koons, Robert C. (2017). The atlas
of reality: a comprehensive guide to metaphysics. Chichester, West Sussex, UK:
Wiley-Blackwell. Edited by Timothy H. Pickavance.
MacBride,
Fraser, "Truthmakers", The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Fall
2022 Edition), Edward N. Zalta & Uri Nodelman (eds.), URL =
<https://plato.stanford.edu/archives/fall2022/entries/truthmakers/>.
Alter, Torin (2015). The Structure and Dynamics Argument
against Materialism. Noûs 50 (4):794-815.
Görseller:
https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Formulas_of_Einstein%27s_special_relativity_theory.jpg
Edward H. Adelson, A
version of the Checker Shadow Illusion. https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Optical_grey_squares_orange_brown.png
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Popüler Yayınlar
ikibinyirmialtı hedefMaxxing :D
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Yorum Gönder