Yazar bu yazısında https://kemalfurkanonat.blogspot.com/2023/05/tanrnn-varlgna-dair-yeni-imkan-delili.html argümanı şu şekilde sunuyor
Benim burada eleştireceğim husus, kendisinin mümkünlük konusunda yazdıklarıdır.Dediklerini özetlemek gerekirse:
Mümkün olanın, mantıksal olarak çelişki barındırmadığından ve zihinde bulunduğundan dolayı mümkündür.Varlıkların, mümkün olmaları yönünden zihinde zorunlu olarak bulunurlar.Mümkün'ün zihinde bulunmasının zorunlu olmadığını söylediğimizde mümkünün tanımı muğlaklaşır.Ahlaki realistler ve matematiksel platoncular, hiçbir zihnin bulunmadığı bir zaman diliminde haksız yere adam öldürmek yanlıştır, ahlaki önermesinin ve dört kenarlı bir üçgen olamaz, önermesinin doğru olduğunu söyleyebileceğimizi düşünürler.Çünkü bu önermeler zaman ve mekan dışı hakikatlerdir. Fakat teistler, bu hakikatlerin; birincisi ahlaki fail olmadan ve ikincisi matematikteki hakikatleri düşünebilen sonsuz bir zihin olmadan, var olamayacağını savunurlar. Buradan da Tanrı’nın varlığına ulaşırlar. Benzer şekilde, eğer mümkün kavramı zihnimiz tarafından uydurulan ve dış dünyada karşılığı olmayan bir kavram ise hiçbir zihnin olmadığı bir durumda varlıkların mümkün, zorunlu ve imkansız şeklinde bir hiyerarşi sergilediğini de söylemek yanlış olurdu.
Eleştirilerim
İlk Olarak:
Mümkün olanın zihinde var olabilir olduğunu söylemenin bir sakıncası olduğunu düşünmüyorum.Lakin burdan hareketle mümkün olan her şeyin zihinde bulunduğunu söylemek yanlış olur. Burda söylenmesi makul olan şey, mümkün olan şeylerin zihinde bulunabilir olduğudur.
Bütün mümkünlerin zihinde var olmasından dolayı mümkün olduğunu iddia ederek üst bir zihni kabul etmek, sonucu varsaymadır.Mümkün olan zihinde vardır sonucuna ulaşırken burada Tanrı kullanılıyor ama tartıştığımız konu Tanrı'nın varlığı olduğu için mümkünlük tanımı yaparken Tanrı'dan bağımsız bir mümkünlük tanımı yapılmalıdır. Örneğin insanların ve hayvanların bulunmadığı durumda evrende bir zihin yoktur lakin bu durumda dahi bir şeyler mümkündür veya değildir.Siz burdan hareketle, Tanrının varlığını öne sürüp o yüzden bir şeyler mümkündür derseniz sonucu varsaymış olursunuz. Mümkün olanın, epistemik yetilerimiz var olması değil; epistemik yetilerimizle var olduğunun algılanması doğr tabir olacaktır ki bu argümanın altını oymaktadır.
İkinci Olarak:
Benim zihnimde p önermesi mümkün iken X kişisinin zihninde p önermesi mümkün olmasın.Bu durumda p önermesinin mümkünlüğü ile ilgili ne söyleyebiliriz? Eğer mümkünlüğü zihinden bağımsız kabul ederseniz, bu durumla ilgili diyebileceğiniz şey açıktır: İki kişiden biri, zihnden bağımsız olan p önermesinin imkanı hakkında yanılıyor.Peki zihinden bağımsız kabul etmezseniz nasıl bir sonuca ulaşcaksınız? Bunu açıklarken "zaten transandantal bir zihin var onun zihninin içeriklerine uyuyorsa doğrudur" derseniz, bu zaten sizin ispatlamanız gereken transandantal zihni varsayarak hareket etmeniz anlamına gelir ki bu apaçık yanlıştır.
Üçüncü Olarak:
Farz edelim ki bir şeylerin mümkün olması Tanrı'nın zihninde var olması bakımından mümkündür.Mümkün olan bir p önermesi ele alalım (de re/ de dicto ayrımına girmeyeceğim,mazur görün) örneğin: Magnezyum 20 yaşındadır.Yazarın iddiasına göre,bu önerme doğal olarak Tanrı'nın zihninde bulunur.Peki Tanrı bü önermeyi imkansız kılabilir mi? Eğer hayır cevabını verirseniz, mümkünlüğün Tanrı'dan bağımsız ama Tanrı'nın zihninde olan bir nosyon olduğunu kabul etmiş olursunuz.Böylece modal kavramlar, zihinde var olmaları bakımından mümkün değildir önermesini doğal bir sonuç olarak kabul etmiş olursunuz. Eğer evet cevabını verirseniz,bu durumun absürtlüğünü açıklamanız lazım.Yani siz şimdi benim 20 yaşımda olmamın mümkün olamayabileceğini mi iddia ediyorsunuz? Bunun bir yolu zorunlulukçuluğu savunmaktır lakin bu durumda da evren zorunlu olmuş oluyor.Peki evrenin zorunlu olduğu durumda neden başka bir zorunlu varlık kabul edelim.Zaten zorunlu bir ilk nedenimiz varken ikincisini varsaymak makul değildir.
Dördüncü Olarak:
Burada gizli bir idealizm vurgusu vardır ve yazıda dile getirilmemiştir.Bir şeylerin zihinde olmasından dolayı var olması konusu idealizmdir ve idealizmi reddeden her metafizik görüş bu argümanı doğru bulmaz.Örneğin fizikselciyseniz, zihnin belirli işlevler veya nöral mekanizmalar sonucu var olduğunu savunursunuz ve böylece argümanda öne sürülen modalite yorumunu kabul etmezsiniz.Keza aynısı Tanrı'dan bağımsız ortaya çıkan bütün metafizik görüşlerde geçerlidir.
Beşinci Olarak:
Her şeye rağmen böyle bir zihni kabul etsek bile, bu zihnin teistik Tanrı olduğunu iddia etmemiz için bir sebep yoktur.Elimizde olan şey zorunlu var olan bir zihindir ama bu zihnin diğer özelliklerine hakim olmamakla birlikte panpsişizm gibi bir görüşü benimsediğimiz takdirde zaten kabaca bu tür bir bilincin var olduğunu söylemiş oluyorsunuz.Bu görüş doğrultusunda bu zorunlu zihnin, evrenin var olması için var olmasının gerektiği hususunda naturalist ile teist arasında fark kalmıyor.Hatta teist, Tanrı'ya iyi, adil, merhametli gibi nitelikler addederek bir yük altına giriyor.Naturalist'in hem açıklama yükümlülüğüne, epistemik kapasitesinden dolayı girmemesi onu daha makul kılıyor.
Bu yazımı burada noktalıyorum.Okuduğunuz için teşekkürler.
Yorumlar
Yorum Gönder