Ana içeriğe atla

Nitelikli

Er Özgür İradeyi Kurtarmak

Er Agent Causation ve Liberteryen Özgür İradeyi Kurtarmak Temel Kavramlar: Alternatif Olasılıklar ve Sourcehood Özgür irade felsefesinde iki temel kavram var ve bunları baştan birbirinden ayırt etmek gerekiyor: alternatif olasılıklar ve sourcehood. Alternatif olasılıklar, bir eylemin özgür iradeli eylem olabilmesi için aynı koşullarda farklı bir eylemin de mümkün olması gerektiğini söylüyor. Yani A'yı yaptıysan B'yi de yapabilirdin, "başka türlü de yapabilirdim" diyebilmek. Sourcehood ise farklı bir şey söylüyor; önemli olan alternatifin var olup olmadığı değil, eylemin gerçek kaynağının sen olup olmadığı. Eylem senden mi çıkıyor yoksa tabiri caizse seni geçip mi gidiyor? Bu iki kavram çoğu zaman birlikte gidiyor ama Frankfurt'un ünlü deneyleri bunların ayrılabileceğini gösteriyor. Frankfurt Deneyleri ve Konjunktif Pozisyon Harry Frankfurt 1969'da şöyle bir düşünce deneyi kurdu. Black adında bir nörolog var ve Jones'un beynine gizlice bir cihaz (counterfac...

Bilgi argümanı revizitıd

Bilgi argümanını hatırlayalım. Frank Jackson'ın Mary'si siyah beyaz bir odada büyümüş bir nörobilimcidir; renk görmeyle ilgili her fiziksel bilgiye sahiptir, hangi dalga boylarının retinayı nasıl uyardığını, koni hücrelerinin nasıl tepki verdiğini, görsel korteksin renkli uyaranlara nasıl yanıt ürettiğini eksiksiz biliyor. Ama hiç renkli bir şey görmemiştir. Bir gün odadan çıkıp kırmızı bir gül görüyor ve yeni bir şey öğreniyor: kırmızının nasıl göründüğünü. (Jackson, 1982) Eğer fiziksel bilginin tamamı gerçekliğin tamamını kapsasaydı, Mary yeni bir şey öğrenmemesi gerekirdi. Ama öğreniyor. Bu argümanın gücü buradan geliyor: fiziksel bilginin eksiksiz olduğu varsayılıyor ve yine de bir şey eksik kalıyor.

Şimdi bu düşünce deneyine küçük ama sonuçları çok büyük bir ek yapalım. Mary odadayken yanında 1  robot da var. Bu robot Mary ile aynı süreci yaşıyor: renk görmenin fiziğini öğreniyor, nörobiyolojisini öğreniyor, dalga boylarını öğreniyor, korteksin işleyişini öğreniyor. Mary ne biliyorsa robot da biliyor; aynı veri, aynı bilgi, aynı fiziksel içerik. Ama robotun renkleri işleyiş biçimi tamamen üçüncü şahsa açık fiziksel süreçlerle sınırlı. Kamera sistemi 620-750 nm dalga boyunu algılıyor, bunu sayısal bir değere dönüştürüyor, ilgili etiketi üretiyor. Bir LLM'in "kırmızı" token'ını işlemesinden yapısal olarak farklı değil; gelen veriyi sınıflandırıyor, etiketliyor, ilişkilendiriyor. Bütün bu süreçler dışarıdan gözlemlenebilir, ölçülebilir, matematiksel olarak tanımlanabilir. Robotun renk "bilgisi" tamamen üçüncü şahıs içeriklerinden ibaret; birinci şahsa açık hiçbir penceresi yok.

İkisi de odadan çıkıyor. Mary kırmızı gülü görüyor. Robot da aynı gülü kamerasıyla algılıyor, dalga boyu ölçümünü yapıyor, "kırmızı" etiketini üretiyor. Şimdi asıl soru şu: ikisi de bu anda bir şeyler öğreniyorsa, öğrendikleri şey aynı mı?

Hayır. Ve bu hayır, bilgi argümanının fizikselciliğe karşı kurduğu baskıyı ikiye katlıyor.

Mary odadan çıktığında kırmızının kırmızılığını öğreniyor; yani kırmızı görmenin içeriden nasıl hissettirdiğini, o öznel dokuyu, birinci şahsa özgü olan o içeriği. Robot da bu anda bir şey öğrenebilir; belki yeni bir veri kaydediyor, belki bir ağırlık güncelliyor, belki "kırmızı" etiketiyle ilişkili yeni bağlantılar kuruyor. Ama robotun öğrendiği şey ne olursa olsun Mary'nin öğrendiği şeyle aynı değil. Buradaki iddia şu: ikisi de yeni bir şey öğreniyorsa bile öğrendikleri şeyler kategorik olarak farklı. Biri üçüncü şahıs içeriklerinden oluşan yeni bir veri, diğeri üçüncü şahıs içeriklerinin hiçbir zaman ulaşamayacağı bir içerik.

Yetenek hipotezini deneyelim. Lawrence Nemirow ve David Lewis'e göre Mary dışarı çıktığında yeni 1 olgu öğrenmiyor, yeni bir yetenek kazanıyor; kırmızıyı tanıma, hayal etme, hatırlama yeteneği. Bu, fenomenal bilgiyi "how-to knowledge" (örnek olarak bisiklet sürmeyen birinin bisiklet sürmeden önce bisiklete ve sürmeye dair her şeyi bilebileceği ama bisikleti süremeyeceği söylenir) olarak yeniden çerçeveliyor; bir şeyi nasıl yapacağını bilme türünden bir bilgi, yeni bir gerçekliği keşfetme türünden değil. Bu itiraz Mary vakasında belli bir sezgisel güce sahip; çünkü Mary'nin kazandığı şeyi bir yetenek olarak yorumlamak en azından kavramsal olarak mümkün görünüyor. Robot vakasında ise bu itiraz doğrudan çöküyor. Robot zaten kırmızıyı tanıyor, sınıflandırıyor, etiketliyor; bu yetenekler odadaki fiziksel bilgiyle zaten kurulmuş. Odadan çıkıp kırmızı gülü gördüğünde bu türden yeni bir yetenek kazanmıyor. Ama Mary'nin kazandığı şeyi yine de kazanmıyor. Dolayısıyla eğer ikisi de yeni bir şey öğreniyorsa ve robot yeni bir tanıma yeteneği kazanmadan öğreniyorsa, Mary'nin öğrendiği şey de bu türden bir yetenek olamaz. Yetenek hipotezi robot vakasında elimine oluyor.

Fenomenal kavram stratejisini de deneyelim. Bu yaklaşıma göre Mary aslında yeni bir fiziksel gerçeklik öğrenmiyor; var olan fiziksel gerçekliğe yeni bir kavramsal erişim yolu kazanıyor. "Kırmızı 620-750 nm dalga boyuna karşılık gelir" ile "kırmızı böyle görünür" aynı fiziksel gerçeğe iki farklı kavram kapısından yaklaşmak olabilir; tıpkı "su" ve "H2O"nun aynı maddeye iki ayrı kavramla işaret etmesi gibi. Fenomenal kavramlar bu görüşe göre özel bir kavram türü; aynı fiziksel içeriğe birinci şahıstan erişim sağlayan ama yeni bir ontolojik kategori açmayan kavramlar. Dolayısıyla Mary'nin kazandığı şey yeni bir gerçeklik değil, eski gerçekliğe yeni bir perspektif. Bu strateji Mary vakasında en azından tartışmaya açık bir zemin buluyor; aynı fiziksel gerçeğe farklı kavram kapılarından yaklaşıldığı fikri en azından kavramsal olarak tutarlı görünüyor.

Robot da odadan çıktığında yeni bir perspektif kazanıyor, "kırmızı"yı artık sadece kavramsal olarak değil doğrudan ölçerek biliyor. Yeni bir erişim yolu açılıyor gibi. Ama burada kritik bir asimetri var: robotun kazandığı bu yeni erişim yolu hâlâ tamamen üçüncü şahıs içeriklerinden oluşuyor. Dalga boyu ölçümü yeni bir perspektif; ama bu perspektifin kendisi gözlemlenebilir, ölçülebilir, dışarıdan erişilebilir. Mary'nin kazandığı perspektif ise bunların hiçbiri değil; dışarıdan ölçülemiyor, başkasına transfer edilemiyor, üçüncü şahıs betimlemelerine girmiyor. Nesnel erişim yolu ne kadar zenginleşirse zenginleşsin öznel erişim yolu kendiliğinden açılmıyor. Yani fenomenal kavram stratejisi şunu varsayıyor: aynı fiziksel gerçeğe iki farklı erişim yolu var, biri nesnel biri öznel. Robot vakası gösteriyor ki bu iki yol birbirinin yerine geçemiyor ve nesnel yol ne kadar genişlerse genişlesin öznel yola dönüşmüyor. O halde "aynı fiziksel gerçeğe iki kapı" metaforu burada çöküyor; iki kapının ardında gerçekten aynı oda var mı, yoksa iki ayrı oda mı? Fenomenal kavram stratejisi bu soruyu yanıtlamak yerine erteliyor ve robot vakası bu ertelemenin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.

Bütün bunlardan şu tablo çıkıyor:

P1) Mary ve robot odadan çıkmadan önce renk görmenin fiziğine ve nörobiyolojisine dair aynı fiziksel bilgiye sahipler. Robotun renk algısı tamamen üçüncü şahsa açık fiziksel süreçlerle sınırlı; dalga boyu ölçümü, sayısal dönüşüm, etiket üretimi. Aralarında fiziksel bilgi içeriği açısından hiçbir fark yok.

P2) Mary odadan çıktığında kırmızının kırmızılığını öğreniyor; bu, odadaki fiziksel bilginin dışında kalan birinci şahsa özgü bir içerik.

P3) Robot odadan çıktığında da yeni bir şey öğrenebilir; yeni bir ölçüm yapıyor, yeni bir veri kaydediyor. Ama robotun öğrendiği şey ne olursa olsun Mary'nin öğrendiği şeyle aynı türden değil. İkisi de yeni bir şey öğreniyorsa bile öğrendikleri şeyler kategorik olarak farklı.

P4) Bu kategorik fark fiziksel bilgi içeriğiyle açıklanamıyor; çünkü fiziksel bilgi içeriği baştan eşitti. Farkın kaynağı bilgi miktarında değil, bilginin türünde: biri üçüncü şahıs içeriklerinden ibaret, diğeri birinci şahsa özgü fenomenal içerik taşıyor.

P5 (Yetenek hipotezine karşı): Robot kırmızıyı tanıma ve sınıflandırma yeteneğine zaten sahip; odadan çıktığında bu türden yeni bir yetenek kazanmıyor. Ama Mary'nin kazandığı şeyi yine de kazanmıyor. O halde Mary'nin kazandığı şey bu türden bir yetenek olamaz.

P6 (Fenomenal kavram stratejisine karşı): Robot da odadan çıktığında yeni bir kavramsal erişim yolu kazanabiliyor; ama bu yeni erişim yolu hâlâ tamamen üçüncü şahıs içeriklerinden oluşuyor. Mary'nin kazandığı şey ise üçüncü şahıs içeriklerinin dışında. Nesnel erişim yolu ne kadar zenginleşirse zenginleşsin öznel erişim yolu kendiliğinden açılmıyor; o halde iki yol sadece kavramsal değil, ontolojik olarak farklı. "Aynı fiziksel gerçeğe iki kapı" metaforu burada çöküyor.

Sonuç) Mary ile robot vakası, bilgi argümanını güçlendiriyor ve fizikselciliğe yapılan klasik itirazları elimine ediyor. Mesele yeni bir şey öğrenip öğrenmemekten ibaret değil; öznel deneyimi olan ile olmayanın öğrendikleri, aynı fiziksel başlangıç noktasından hareket etseler bile kategorik olarak farklı. Ve bu farkın fiziksel terimlerde açıklanması, zor problemi yeniden üretmekten başka bir yere gitmiyor.

Yorumlar

Popüler Yayınlar