Nitelikli
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Panpsişizm ve Magnezyum Teodisesi
Kötülük problemine dair birkaç şey yazacağım.Çok gelişigüzel olacak ama blog benim :d, en kötü sıçıp batırırım :D. Başlayayım.
Kötülük probleminde aklıma takılan şey, Her şeyi bilen, her şeye gücü yeten ve mutlak iyi bir Tanrı ile kötülüklerin bağdaşmasının mümkün olup olmamasıydı.Bunu tamamen anlamak için şöyle ifade edeyim:
T1 ve T2 iki ayrı mümkün varlık olsun.Ve mümkün dünyaları da iyilik-kötülük bazında W0,W1,W2 şeklinde sıralamış olalım[1]. Bizim şuan yaşadığımız aktüel dünya da W0 indise sahip mümkün dünya olsun.Yaşadığımız mümkün dünyada kötülüklerin (gereksiz kötülükler) var olduğunu düşünürsek bu dünyanın en mükemmel dünya olmadığı aşikardır.
T1 varlığı ile T2 varlığı aynı niteliklere sahip olsunlar.T1 varlığı, aktüel dünyayı (W0 yani) yaratırken, T2 varlığı ise W1'i yaratmış olsun.Görüyoruz ki T2 varlığı, T1 varlığından daha iyidir ve eğer bir varlık diğerinden daha iyi olabiliyorsa, daha az iyi olan varlık mutlak iyi olamaz.Eğer mutlak iyi olamayan bir varlık, Teistik anlayışın Tanrısı olamaz.Öyleyse Tanrı yoktur.
Şimdi bir çözüm olarak, Tanrı'nın yaratılmaya değer şekilde iyi olan bütün mümkün dünyaları yarattığı söylenebilir.Böylece W0'dan W∞'a giden bütün dünyaları yaratması, mümkün bütün iyilerini aktüel etmiş olmasına manasına gelir.Eklemekte fayda var ki bu tarz bir tanrı everlasting'den ziyade eternal Tanrı'dır.
Burdaki sorunu tekrardan T1 ve T2 adında eş niteliklere sahip ama yarattıkları bakımından farklı iki farklı varlık ile anlatayım.Farz edelim ki T1 W0'dan başlayıp W∞'a kadar bütün mümkün dünyaları aktüele çevirmiş olsun.T2 ise W5 veya iyinin kötüsü olan W2 (örnek amaçlı,hesaplama yapmadım) ile başlayıp W∞'a kadar bütün mümkün dünyaları aktüele çevirmiş olsun.Görüyoruz ki T2, T1'den daha iyidir.Ve prensibimize göre ["eğer iyilik bakımından x > y ise y mutlak iyi olamaz"] T1 mutlak iyi değildir ve T1 yoktur.Burda karşılaşılması gereken sorun, bu dünyanın iyi olup olmamasıdır.
Eğer bu dünyanın primary cause'u olan şey mutlak iyi değilse, ben bu sebebi naturalistik bir açıklamaya da sığdırabilirim.Böylece naturalizm bana daha makul gelmiş olur.
Buraya kadar kısaca neden kötülük problemini sorun olarak gördüğümü anlatmak istedim.Bundan sonra birkaç tanımlama yapacağım ve kendi teodisemi sunacağım.
Panpsişizm: Panpsişizm, temel gerçekliğin bilinçli olduğunu ileri süren bir görüşdür.Görüyoruz ki, temel gerçekliğin açıklayıcısı olarak görülen disiplinin fizik olması durumunda incelediğimiz şeyler salt ilişkilerdir.Gerçekten şeylerin doğasında dair bir incelemede bulunamıyoruz.Ayrıca görüyoruz ki, fenomenal bilinç dediğimiz şey insanlarda ortaya çıkan ve subjektif tarafı olan bir gerçeklik vardır.Bu gerçeklik, temel fiziksel gerçeklikten çıkarsanamaz çünkü doğası fiziğe aykırıdır.
Lakin bir şey nasıl hemen ortaya çıkabilir ki? Bu sorun için şu tabloya bakın:
Makrofiziksel nesneler ve nitelikler, mikrofiziksel gerçeklikle açıklanabiliyor.Makro fenomenal gerçeklikler, bir anda nasıl ortaya çıkabiliyor? Ortada bir belirim problemi çıkıyor. Fiziksel olan bir şeyden (beyin, belki robotlar :P) fiziksel olmayan bir şey nasıl çıkar?Bunu çözmek adına panpsişizm, bir nevi tabloda gösterdiğim stratejiyi uyguluyor.Yani, Makrofiziksel gerçekliğin temele dayandığı bir mikrofiziksel gerçeklik varsa; Makrofenomenal gerçekliğin (yani bizlerin sahip olduğu fenomenal bilinç) de dayandığı bir mikrofenomenal gerçeklik vardır.Yani temel parçacıklar (elektron gibi), bilinçlidir.
İlk başta saçma bir fikir gibi görünse de artan popülerliğe sahiptir.Panpsişizm'i, kendi teodisem için kabul edeceğim ama eleştirilerine yer vermeyeceğim.Yoksa yazı gereğinden fazla uzar ve buna tahammülüm yok.
Kuantum mekaniği ve indeterminizm: Klasik fiziğin belirli alanlarda yetersiz kaldığı, 20.yy başlarında görülen bir gerçekti.Örneğin çift yarık deneyindeki sonuçlar, bir parçacığın konumunun ve momentumunun aynı anda bilinememesi klasik fiziğin açıklama alanının dışındaydı.
Kuantum mekaniğinde, kesinlikten ziyade olasılıklar vardır ve biz olasılıkları biliriz.Örneğin elektronun nerede bulunabilinir olduğunu biliriz.Kuantum seviyesinde indeterminizm görülmektedir.Açıkçası, bu herkes tarafından kabul ediliyor mu bilmiyorum ama çok yaygın olduğunu gördüm.Bu yüzden temel parçacıkların, indeterministik hareketlerinin olduğunu kabul ederek teodiseme devam ediyorum.Eğer ki bu kısmı okuyorsanız ve "o iş öyle değil" diyorsanız, dinleyebilirim.
Mümkün dünyalar: Mümkün dünyalar aslında bize modalite konusunda anlatım kolaylığı sağlamaktadır.Modaliteyle ilgili çeşitli görüşler olsa da (meinongcu görüş, modal realizm, ersatzçı görüş vs.) aslında mümkün dünyalar, maksimum tutarlı önermelerin toplu bulunduğu kümelerdir.Örneğin W1 mümkün dünyası için W1 = {"Ağaç t1 anında kırmızıdır",...} tarzında önermelerin bulunduğu kümedir diyebiliriz (en azından kolaylaştırmak adına).
Perdurantizm: Daha önceki bir yazımda da bahsettiğim üzere perdurantizm, bizlerin aslında bir nevi solucan gibi olduğu görüştür :D. Dört boyutçu bir evren görüşü ve perdurantizmle, aslında sizin zamansal kısımlardan oluşan bir nesne olduğu söylenebilir.Örneğin 15 yaşındaki magnezyum, Magnezyumun kendisi olmasa da onun bir zaansal kısmıdır.Şöyle bir çizim atayım :D
Magnezyum kişisi t1 anında kıvırcık bonustur, t2 anında kestirmiştir, t3 anında keldir ve t4 anında uzun saçlıdır. t1 anındaki magnezyum aslında magnezyum kişisinin zamansal bir parçasıdır.Bu zamansal parçalar birleşerek magnezyum kişisini oluşturur.Magnezyum kişisi, perdurantizme göre bu parçaların toplamıdır.Magnezyumu magnezyum yapan şeylerden biri bu zamansal parçalardır.
Magnezyum Teodisesi :
Öncelikle ifade etmeliyim ki hayvanlarda acı hissinin olduğunu düşünmüyorum.Acı hissi, belirli beyin fonksiyonlarıyla ortaya çıksa bile, ben bir insan olarak insanların acı deneyiminin insanların beyinlerinin bir sonucu olarak ortaya çıktığını düşünüyorum.Ortaya çıkmaktan kastığım, fizikselden üretiliyor değil de bir şekilde beliriyor olduğudur.Hayvanların acılarını tamamen fizyolojik olarak anlatmak mümkündür.Benim bildiğim tek şey, insan olmaklığı örnekleyen bir varlık olarak insanların acı hissine sahip olduğudur.Burda, neden hayvan olmaklığı tümelini örneklediğin halde hayvanların acı hissine sahip olduğunu düşünmüyorsun sorusu ortaya çıkabilir. Birincisi, bu durumun çok daha geriye gidebileceğini düşünüyorum.Örneğin taşlar ile var olmayı beraber örneklediğimde onlarla aynı niteliklere sahip mi olacağım? Hayır.Burda yapmaya çalıştığım şey, kapsamı daraltmak ve bilince dair saptama yapmak.
İkinci olarak, hayvanlara dair "öyle olmak nasıl bir şeydir" sorusunu sorabiliyoruz bu yüzden onlar da fenomenal bilince sahiptir denebilir.Lakin ben bunun epistemik yetilerimizin bir kusuru olarak görüyorum.Örneğin, bir hayvanın gözünden yaş damlaması onun gerçekten ağladığına delil değildir.Bizim hayvanların içsel yaşantılarına dair yaptığımız bilimsel olmayan çıkarımlar yanlış olabilir.Ek olarak, hayvanlara dair açıklamalarımızı tamamen fiziksel gerçekliğe atıf yaparak açıklayabiliyoruz.Neden insan olmaklık niteliğini örneklemeyen bir varlığa ek bir açıklama yapalım?
Neden insan olmaklığı örnekleyen varlıklarla kısıtladın da kendi ailenle kısıtlamadın denirse de, insanlarla olan ortak yönümün diğer türlere nazaran daha fazla olduğunu ve büyük ihtimalle beyinlerimizin çok çok benzer olduğunu düşünerek kapsamımı insanlardan ibaret tuttum.Tekrardan, X ile Y insanı arasındaki fark, Z maymunu ile X insanı arasındaki farkdan daha azdır, belki de Z maymunu fenomenal bilince sahiptir denilebilir.Lakin insan beyni ve fizyolojisiyle diğer hayvanların beyni ve fizyolojisi ne kadar benzese de arada çok ciddi farklar olduğu su götürmezdir.Ayrıca benim bildiğim şey "insan olmanın nasıl bir şey olduğudur." Bir maymun, bir insana daha fazla benziyor diye onun fenomenal bilinci olduğu çıkarımını yapmam doğru değildir.
Kısacası, hayvanların da fenomenal bilince sahip olduğunu söyleyenlerin kanıt yükümlülüğü vardır ve ben bunun,bilişsel kapasitemiz yüzünedn gösterilemeyeceğini düşünüyorum.Detaylara girmeyeceğim.
Evrendeki en temel parçacıklarının etkilerinin indeterministik olduğunu biliyoruz.Ve bu parçacıkların bilinçli olduğunu da iddia ediyoruz.Bu yüzden bu parçacıkların liberteryen özgür iradeye sahip olduğunu iddia ediyorum.Örneğin elimizde 2 tez var.Biri Tanrı diğeri ise naturalistik zorunlu ilk neden (nzie bu ne ya :/). Şimdi Tanrı bilinçlidir bu yüzden Tanrı'nın eylemlerinin indeterministik sonuçlarını onun liberteryen özgür iradeli olmasına bağlarız.Eğer bilinçli olmayan bir ilk neden seçseydik, o zaman o ilk nedenin indeterministik sonuçları olacağını kuantum fiziğinden hareketle söyleyecektik.Kısaca, bilinçli bir şeyin sonucu indeterministikse o zaman bunun kaynağı liberteryen özgür iradedir.
İki kötülük olduğunu ele alırsak biri doğal kötülükleri diğeri ise ahlaki kötülükler.Eğer en temel bilinçli fiziksel gerçeklik liberteryen özgür iradeye sahipse, doğal kötülük diye bir şey kalmamaktadır çünkü var olan kötülüklerin hepsi özgür iradeli parçacıklar tarafından işlenmiştir.Doğa kötülüklerin sebebi, özgür iradeli faillerdir. Bir parçacık örneği:
Doğal kötülükleri ortadan kaldırdığımı düşündüğüme göre, ahlaki kötülüklere gelelim.Peki ahlaki kötülükler neden vardır ve Tanrı bunları bir şekilde engelleyemez mi? Teorik olarak evet engeller ama engellediği ve engellemediği iki ayrı durum oluşur. Farz edelim ki biz W1 dünyasındayız ve "T1 anında Tanrı, X kötülüğünü engelledi." şeklinde bir önermemiz olsun.Eğer W1 dünyasına bu önermeyi almayıp W2 dünyasına bu önermeyi alırsak ve her iki dünyayı da aktüel olarak değerlendirirsek tekrardan müdahale etmediği bir mümkün dünya var olmuş olur.Çünkü bir mümkün dünyada bir önerme doğru iken diğerinde yanlıştır ve mümkün olmaları bakımından ikisi de olanaklı görünmektedir.Burada görünmektedir ki, Tanrı şu duruma müdahale edemez miydi dediğimizde aslında müdahale ettiği bir gerçekliği yerine getirmiş olacaktır.Lakin müdahale etmediği bir gerçeklik var olacaktır.
Böyle bir durumda, Tanrı'nın bu mümkün dünyadaki iyi insanlara bakıp onları cennetine alması için aktüele çevirmesi makul görünmektedir.Bu durumda hem var olduğu takdirde içindeki insanlar acılar çekse de sonsuz cenneti sağlayan bir varlık olacaktır hem de müdahale ettiği (yani iyilik yaptığı) bir durumu da gerçekleştirmiş olacaktır.
Böyle bir bahaneye bakarak Tanrı'nın, bizden sabretmemizi beklememizi istemesi normal gözükmektedir.
Peki Tanrı, bizi direkt cennetine koyabilir miydi? Buna cevap olarak metafizik olarak imkansızdır diyeceğim. Bizler, metafiziksel olarak bağımlı varlıklarız.Bizleri oluşturan şeyler (en azından içinde bulunduğumuz mümkün dünya için) bizim zamansal parçalarımız, uzamsal parçalarımız ve fiziksel olmayan fenomenal bilincimizdir.Zamansal parçalarımız olmasaydı direkt cenneti koysaydı veya uzamsal parçalarımız olmasaydı direkt cennete koysaydı demek makul değildir çünkü bu tarz bir "kişi" anlayışı (örneğin direkt ruh olan) başka mümkün dünyalarda vardır ve Tanrı bunları yaratmış olabilir.Her halükarda bizler, uzamsal-zamansal-fenomenal parçalardan oluşan bizler illaki bunlarla var olmak durumundayız.Her "böyle olmasaydı" dediğimizde başka bir maksimal önerme içeren kümeye atıf yapmış oluruz, bizlere değil.Bizler bu şekilde var olduğumuz için bizlerin mümkün dünyasında bunlar olmak durumundadır.Tanrı ise bu durumda bile çok iyi insanların olacağını bildiği için dünyayı aktüele çevirmiş ve gerekli insanları ödüllendireceğini söylemiştir.Elbette bu ödüllendirme zamansal kısımlarımızın eylemlerine de bağlıdır.
Aklıma gelen eleştiri, benim bahsettiğim görüşlere olabilir.Özgür iradeyi, perdurantizmi ve panpsişizmi kabul etmeyen birinin eleştirisi olabilir.Ama buna değinmeyeceğim çünkü yazı, bu görüşlerin hepsine dair savunma verecek kadar uzun olmamalı.
Diğer eleştiri, cennette nasıl toplanacağız olabilir.Bazı varlıkların zamansal kısımları varken bazıları yoksa cennet cehennem işi nasıl olacak sorusu gelebilir.Cennet cehennemin Tanrı'ya göre tek bir gerçekliği olması halinde bile çeşitli fragmanlara ayrılabilen bir şey olabilir.Böylece herkes, kendi mümkün dünyalarının kabul edildiği metafiziğe uygun değerlendirmeye tabii tutulabilir.
Benden şuanlık bu kadar, görüşmek üzere :d.
1) Burada iyilik-kötülük bazında derken, içsel olarak bir değerlendirmeden bahsediyorum.Örneğin bir insanın acı hissini yaşaması kötüdür.
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Popüler Yayınlar
ikibinyirmialtı hedefMaxxing :D
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Yorum Gönder